Gaziantep Üniversitesi ev sahipliğinde Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Türk Arkeoloji Enstitüsü işbirliğiyle Torosların Ötesindeki Hititler: MÖ. 2. Binyılın Ortalarından MÖ 1. Binyılın Ortalarına Kadar Çok Kültürlülük ve Süreklilik Sempozyumu gerçekleştirildi.
Sempozyumda konuşan Gaziantep Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Murat Külünk, ‘’Gaziantep konum itibariyle tarih boyunca medeniyetlerin kesişme noktası, kültürlerin harmanlandığı bir coğrafya olmuştur. Üniversite olarak bu kadim toprakların altında yatan kültürel mirası bilim dünyasına kazandırmayı ve bu zenginliği uluslararası bir platformda tartışmayı çok önemsiyoruz’’ şeklinde konuştu.
Hititlerde bu coğrafya da derin izler bırakmıştır
Gaziantep Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Atilla Engin, ‘’İçinde bulunduğumuz bu bölge binlerce yıl boyunca önemli kültürlere ve uygarlıklara ev sahipliği yaparken, Hititlerde bu coğrafya da derin izler bırakmıştır. Son yıllarda arkeolojik kazılar ve yüzey araştırmaları yakın doğu tarih yazımında ezberleri bozan ve ahilik kültürünü yeniden şekillendiren önemli vizyoner sonuçlar ortaya koymaktadır’’ ifadelerini kullandı.
Önemli bir coğrafik kavşak olmuştur
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Kültür Varlıklarını Koruma Daire Başkanı Gamze Maraş, ‘’Anadolu tarih boyunca farklı uygarlıkların karşılaştığı, etkileşim kurduğu ve birbirlerinin kültürel mirasını şekillendirdiği önemli bir coğrafik kavşak olmuştur. Milattan önce 2 bin yılında Anadolu’nun en güçlü siyasi yapılarından biri Hitit imparatorluğu ve onun izleyen yüzyıllarda ortaya çıkan Geç Hitit krallıkları bu tarihsel dönüşümün izlerini günümüze taşıyan önemli uygarlıklar arasında yer aldı’’ açıklamasını yaptı.
Bu dönemin sadece siyasi yapılardaki değişimleri anlamak açısından değil, kültürel geleneklerin, sanatsal uygulamaların, inanç sistemlerinin ve toplumsal ilişkilerin farklı tarihsel dönemler boyunca nasıl varlığını sürdürdüğünü araştırmak bakımından büyük önem taşıdığını söyleyen Maraş, ‘’Sempozyumumuzun Torosların ötesinde milattan önce 2 bin yılın ortalarından milattan önce 1000 yılın ortalarına kadar çok kültürlülük ve süreklilik teması geçmişini yalnızca siyasi gelişmeler üzerinden değil, toplumlar arasındaki ilişkiler, kültürel etkileşimler, ortak tarihsel deneyimler üzerinden değerlendirmemize imkan sunmaktadır. Bu bakış açısı Anadolu, Kuzey Suriye, Mezopotamya arasında tarihsel bağların kapsamlı biçimde ele almamızı sağlıyor. Aynı zamanda farklı kültürlerin birbirlerini nasıl etkilediklerini, tarih boyunca ortak kültürel mirasın oluşmasına nasıl katkıda bulunduğuna anlamamıza da yardımcı oldu’’ dedi.
Gelecek kuşaklara aktarılması temel sorumluluklarımızdan biri
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi olarak kültürel mirasın korunmasını, araştırılmasını ve gelecek kuşaklara aktarılmasını temel sorumluluklarından biri olduğunu vurgulayan Maraş, ‘’Arkeolojik alanları, tarihi kent dokusu, anıtsal yapıları ve geleneksel sivil mimarlık örneklerini kapsayacak bütüncül yaklaşımlarla bilimsel bilgiyi, meslek uzmanlıklarını ve kurumlar arası işbirliklerini ele alarak birlikte sürdürüyoruz’’ diye konuştu.
Maraş, ‘’Bizim için kültürel mirasın korunması, tarihi yapıların ve arkeolojik kalıntılarının fiziksel varlıklarının sürdürülmesinden çok daha önemli bir anlam taşımaktadır. Bu sorumluluk toplumların tarihsel kimliğini korumayı, ortak hafızayı yaşatmayı, insanlığın ortak kültürel değerlerini gelecek kuşaklara aktarmayı da kapsıyor. UNESCO ile ilgili süreçleri devam eden Yesemek, Zeugma, Dülük ve Karkamış gibi alanların uluslararası düzeyde tanınırlığın artması açısından büyük önem taşıyor’’ değerlendirmesini yaptı.




