Hububat hasadının başlaması gereken mayıs ayında bile yağışların devam etmesi çiftçileri endişelendirmeye başlattı. Aşırı yağışların tarımsal üretimi olumsuz etkilediğine dikkat çekilirken, hasada yaklaşan ürünlerde yatma, kök çürümesi ve mantar hastalıkları riskinin arttığının altı çizildi.

Nemli kalan ürünlerde kalite kayıpları ortaya çıkabilir

Bazı bölgelerde görülen aşırı ve uzun süreli yağışların tarımsal faaliyetleri olumsuz etkilediğini söyleyen Ziraat Mühendisi Karaca Bozgeyik, ‘’Tarlalara tarım makinelerinin girememesi nedeniyle hasatta gecikmeler yaşanırken, uzun süre nemli kalan ürünlerde kalite kayıpları ortaya çıkabilmektedir. Özellikle hububat ürünlerinde yatma, dane kararması ve mantar kaynaklı hastalık riski artmıştır.Sebze ve meyve bahçelerinde kalite kayıpları yaşanabileceği ihtimali vardır’’dedi.

Aşırı yağışlar çiftçileri endişelendirdi

Ocak ayında başlayan yağışlar mayıs ayında da sürdü. Ancak hububat hasadının yapılması gereken ay da bile halen yağışların olması çiftçileri tedirgin etti. Çünkü aşırı yağışlar sonrasında hasatta gecikmeler yaşandı, hububat ürünlerinde yatma, dane kararması ve mantar kaynaklı hastalık riski arttı.

Yağışlar hem önemli fırsatlar sundu hem de riskleri beraberinde getirdi

Mayıs ayında etkili olan yağışların, ülkemizin birçok bölgesinde tarımsal üretim açısından hem önemli fırsatlar hem de bazı riskleri beraberinde getirdiğini söyleyen Bozgeyik, ‘’Özellikle hububat, sebze ve meyve üretiminde yağışların miktarı, süresi ve bölgesel dağılımı ürün verimi üzerinde doğrudan etkili olmaktadır.Yeterli ve dengeli yağış alan bölgelerde toprak neminin artması; buğday, arpa, mısır ve pamuk başta olmak üzere birçok üründe gelişimi desteklemiş, sulama maliyetlerinin azalmasına katkı sağlamıştır’’ ifadelerine yer verdi.

Dolu ve fırtına üreticilerin emeklerini tehdit eden unsurlar arasında yer aldı

‘Yer yer meydana gelen dolu ve fırtına olayları da üreticilerimizin emeklerini tehdit eden unsurlar arasında yer almıştır’ diyen Bozgeyik, ‘’İklim değişikliğinin etkilerinin daha sık hissedildiği bu süreçte, tarımsal üretimin korunması adına erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi, üreticilerin desteklenmesi ve afetlere karşı koruyucu politikaların artırılması büyük önem taşımaktadır’’ önerisinde bulundu.

Sebze ve meyvede çatlama ve çürüme gibi sorunlar ortaya çıkabilir

Bozgeyik, ‘’Yoğun yağışlar, açık alanda yetiştirilen sebze ve meyvelerde çatlama, çürüme ve raf ömrünün kısalması gibi sorunlara yol açabilmektedir. Yağışla birlikte meydana gelen dolu ve fırtına olayları ise bazı üretim alanlarında doğrudan ürün kayıplarına neden olmuştur’’ değerlendirmesini yaptı.

Tüm kurum ve kuruluşları gerekli hassasiyeti göstermeye davet ediyoruz

Ani yağışların şehir merkezinde su baskınları ve ulaşım aksaklıklarına yol açabileceğini, tarım alanlarında ise ürün kaybı ve toprak erozyonu riskini artırabileceğini sözlerine ekleyen Bozgeyik, çiftçinin emeğinin korunması ve sürdürülebilir tarımsal üretimin devamı adına tüm kurum ve kuruluşları gerekli hassasiyeti göstermeye davet etti.

Kaynak: Özer KARINCA