KESK Gaziantep Şubeler Platformu, Yeşilsu’da gerçekleştirdiği basın açıklamasında yakın zamanda açıklanan Orta Vadeli Program’ı eleştirdi.
KESK olarak bu yıkım bütçesini kabul etmiyoruz
Basın açıklamasını okuyan KESK Dönem Sözcüsü Ömer Parlakçı, ‘’KESK olarak bu yıkım bütçesini kabul etmeyeceğimizi tüm kamuoyuna bir kez daha ilan ediyor ve emeği ile geçinen tüm kesimlere çağrıda bulunuyoruz. Gelin; insanca yaşamaya yetecek bir ücret, adil bir vergi sistemi, halk için, emek için bütçe, güvenceli iş, güvenli gelecek için omuz omuza verelim’’ çağrısını yaptı.
Gelir adaletsizliğinde Avrupa ülkeleri içinde birinci sırada yer almaktayız
‘TÜİK verilerine göre 4 milyonu kamu emekçisi olmak üzere istihdamda olan yurttaş sayısı 32,5 milyondur’ diyen Parlakçı, ‘’Yaklaşık 10 milyon kişi kayıt dışı çalışmaya devam ediyor. Üstelik bunlara göçmen, sığınmacı pozisyonda olanlar dahil değil. Yine 16 milyonu aşkın emekli var. Çoğunluğun gelir, refah, yaşam koşullarını en kısa şekilde özetleyecek olursak: sadece enflasyon ve faiz oranlarında değil, gelir adaletsizliğinde de Avrupa ülkeleri içinde birinci sırada yer almaktayız’’ ifadelerini kullandı.
10 milyon kişi kayıt dışı çalışıyor
Kayıtlı her iki işçiden birinin bugün itibari ile açlık sınırının en az 10 bin TL altında kalan asgari ücretle çalıştığını hatırlatan Parlakçı, ‘’Kayıt dışı çalışan 10 milyon kişi başta sosyal güvenlik hakkı olmak üzere yasal haklarından mahrum bırakılıyor. Her dört emekliden biri sadaka verir gibi yapılan ek artışlarla bugün 23 bin 552 TL en düşük emekli aylığına mahkum edilirken ortalama maaş da giderek en düşük emekli aylığında eşitleniyor. Her 5 emekliden biri yaşamını sürdürebilmek için yeniden çalışmak zorunda kalıyor’’ değerlendirmesini yaptı.
OVP ile bir önceki enflasyon hedefini “güncelleme” kılıfı altında arttırdık
Ağır koşullara rağmen OVP’nin emekçilere ne vaat ettiğini soran Parlakçı, ‘’Yıllardır enflasyonu düşüreceğimizi söylesek de her yeni OVP ile bir önceki enflasyon hedefini “güncelleme” kılıfı altında arttırdık. Hatırlanacağı üzere geçen dönemin Orta Vadeli Programı kamu emekçilerinin toplu sözleşme sürecine denk gelmiş idi. Tüm itirazlarımıza rağmen 2026-2027-2028 yılları için bir kez daha 20 yıldır tutturulamayan OVP enflasyon hedeflerine endeksli toplu sözleşme esas alındı. Nitekim enflasyon hedeflerine baktığımızda; bir önceki OVP’de yüzde 16 olarak açıklanan 2026 enflasyon hedefinin yüzde 28,4’e, yüzde 9 olarak açıklanan 2027 enflasyon hedefinin yaklaşık 2,3 kat artırılarak yüzde 21’e, yüzde 8 olan 2028 enflasyon hedefinin ise yüzde 13,5’a çıkarıldığını görüyoruz. Kısacası yıllardır aynı hikâyeyi dinliyoruz, enflasyon düşecek deniliyor, hedefler yükseliyor. OVP bu anlamıyla da toplu sözleşmenin hükümsüz kaldığını itiraf etmiş oluyor’’ ifadelerini kullandı.
Acilen ve ertelemeksizin emekçilerin ek zam talebi karşılanmalıdır
Parlakçı, ‘’OVP’de ücretler bir kez daha gerçekleşen enflasyona göre değil, yine önceden açıklanan ve sürekli yenilenen hedeflere göre devam etmektedir. Sonuçlarını son yirmi yıldır yaşıyoruz. Örneğin 2024 yılı hedeflenen enflasyon ile değil yüzde 44,38 enflasyonla kapandı. Ama 2025 asgari ücreti yüzde 30 artırıldı. 2025 yılı yüzde 30,89 enflasyonla kapandı, asgari ücret artışı ise yüzde 27’de kaldı. Kamu emekçilerinin maaş artışlarında da benzer bir tablo ortaya çıkmaktadır.En çarpıcı olanı 2027 yılı için yapılacak artış ile mevcut durum arasındaki uçurumdur. Bilindiği üzere toplu sözleşme ile 2027 yılı için bağıtlanan artış yüzde 5 + yüzde 4’tür. Yani enflasyon hedefi tutmayacağını ilan edilmesine rağmen toplu sözleşme hükmünü güncellemeye gerek görmemektedir. Yapılması gereken bellidir. Acilen ve ertelemeksizin emekçilerin ek zam talebi karşılanmalıdır’’ çağrısında bulundu.
Dar gelirli daha ücretini cebine koymadan vergisini ödüyor
2025’te toplanan vergilerin yüzde 62,4’ünün KDV, ÖTV gibi dolaylı vergilerden oluştuğunu hatırlatan Parlakçı, ‘’İşçi, kamu emekçisi, emekli ve dar gelirli daha ücretini cebine koymadan vergisini ödüyor; kalan parasıyla yaptığı her harcamada bir kez daha vergilendiriliyor. Buna karşılık son beş yılda patronlara, büyük sermaye gruplarına ve yüksek gelir çevrelerine sağladığı istisna, muafiyet ve indirimlerle 3 trilyon liradan fazla vergiyi almaktan vazgeçildi’’ diye konuştu.





