2026-2027 Eğitim-Öğretim döneminin başlamasının üzerinden sayılı günler geçmesine karşın Manisa Turgutlu’da bulunan İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde ki silahlı saldırı sonucunda 2’si ağır 10 kişi yaralandı. Eğitim İş Gaziantep Şubesi, düzenlediği basın açıklamasında saldırıya sert şekilde tepki gösterdi.
Çocuklarımızın cenazesini değil, geleceğini konuşmak istiyoruz
‘Artık yeter’ sözleriyle basın açıklamasını okumaya başlayan Eğitim İş Gaziantep Şube Başkanı Ali Arpat, ‘’Çocuklarımızın ve eğitim emekçilerinin yaşam hakkını korumayan hiçbir eğitim politikasının bizim gözümüzde değeri yoktur. Bu olayın bütün yönleriyle aydınlatılmasının, ihmali ve sorumluluğu bulunanların ortaya çıkarılmasının takipçisi olacağız ve bir kez daha, öfkeyle söylüyoruz: okullarımızda silah sesi duymak istemiyoruz. Çocuklarımızın cenazesini değil, geleceğini konuşmak istiyoruz. Çocuklarımızın yaşam hakkı sizin ihmalinize bırakılamaz’’ dedi.
Uyardık. Duymadınız. Anlattık. Görmezden geldiniz. Sorumluluktan kaçtınız
Arpat, ‘’Aylarca uyardık. Rapor hazırladık. Alanlara çıktık. Milli Eğitim Bakanlığının kapısına dayandık. “Okullar güvenli değil” dedik. “Eğitimde şiddet artık münferit olaylarla açıklanamaz” dedik. “Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim” talebiyle on binlerce yurttaşın imzasını Bakanlığa teslim ettik. Öğretmenlerimiz öldürüldüğünde haykırdık. Öğrencilerimiz şiddetin hedefi olduğunda haykırdık. Uyardık. Duymadınız. Anlattık. Görmezden geldiniz. Çözüm istedik. Sorumluluktan kaçtınız. Bugün yine bir okulun önünden silah sesleri yükseliyor’’ ifadelerini kullandı.
Bu olaylar “münferit” diyerek geçiştirilemez
Milli Eğitim Bakanlığı’nın artık çıkıp bu olayları “münferit” diyerek geçiştiremeyeceğini kaydeden Arpat, ‘’Her saldırının ardından birkaç cümlelik açıklama yayımlayıp ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam edemez. Çünkü ortada artık inkar edilemeyecek kadar ağır bir tablo vardır: Türkiye’de çocuklar okula giderken can güvenliğinden emin değildir. Öğretmenler görevlerinin başında öldürülmektedir. Okulların kapısına kadar silah ve şiddet gelmiştir. Bir eğitim sisteminin bundan daha ağır bir alarmı olabilir mi?’’ sorusunu sordu.
Okullar hapishaneye çevrilmeden güvenli hale getirilebilir
‘Eğitim-İş olarak aylardır söylüyoruz; şiddet yalnızca okul kapısına bir güvenlik görevlisi dikilerek çözülemez’ diyen Arpat, ‘’Çocukların psikososyal destekten yoksun bırakıldığı, rehberlik hizmetlerinin yetersiz kaldığı, şiddetin toplumsal hayatın her alanında sıradanlaştırıldığı, silaha erişimin bu kadar kolay olduğu bir ülkede okul duvarlarının çocuklarımızı tek başına koruması mümkün değildir. Okullar hapishaneye çevrilmeden güvenli hale getirilebilir. Bunun yolu bilimsel, kamucu, bütüncül bir eğitim ve sosyal politikadan geçmektedir. Ama bunun için önce bakanlığın sorunu kabul etmesi gerekir’’ şeklinde konuştu.
Başsağlığı dilemek önlem değildir
Her olaydan sonra üzülmenin sorumluluk olmadığını vurgulayan Eğitim İş Gaziantep Şube Başkanı Ali Arpat, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Başsağlığı dilemek önlem değildir. Soruşturma açmak eğitim politikası değildir. Devletin görevi çocuklar vurulduktan sonra fail aramak değil, çocukların vurulmasını önlemektir. Turgutlu’da yaşananların ardından bir kez daha soruyoruz; nerede sizin “güvenli okul” politikanız? Nerede aylardır istediğimiz kapsamlı şiddet eylem planı? Nerede okullardaki yeterli rehber öğretmen? Nerede okul çevrelerinin güvenliğine ilişkin kalıcı önlemler? Nerede çocuklarımızı şiddetten koruyacak sosyal politikalar? Daha kaç can kaybetmemiz gerekiyor? Milli Eğitim Bakanlığına açıkça söylüyoruz; artık “bilmiyorduk” diyemezsiniz. “Öngöremedik” diyemezsiniz. ‘Münferit olay’ diyemezsiniz. Çünkü biliyordunuz. Uyarıldınız. Buna rağmen gerekli önlemleri almadınız.’’





