Eğitim Sen Gaziantep Şubesi, LGS ve UDSP 2026 merkezi sınavlarında öğrencileri izleme amacıyla Nurel Enver Taner Ortaokulu’nun sınıflarına takılan yapay zekâ destekli kameraların sökülmemesine gerçekleştirdiği basın açıklaması ise tepki gösterdi.

Basın açıklamasını okuyan Eğitim Sen Gaziantep Şube Başkanı Ömer Parlakçı, ‘’Okulların bahçesinde, giriş kapılarında, koridorlarda ve genel ortak alanlarda güvenlik amacıyla kamera bulunabilir. Ancak okulların sınıflarında kameraların olması pedagojik ve yasal olarak kabul edilemez’’ dedi.

Sınıflar öğrencilerin öğretmenlerin özgün alanıdır

Eğitim psikolojisi açısından sürekli kamera altında olmak öğretmen ve öğrencilerin doğal ders işleyişini ve sınıf içi iletişimini olumsuz etkileyeceğini kaydeden Parlakçı, ‘’Sınıflar öğrencilerin öğretmenlerin özgün alanıdır. Öğrencilerin ve öğretmenlerin sürekli izlenmesi kaygısı öğretmen ve öğrencinin motivasyon ve özgün çalışmasının önünde engeldir. Ayrıca öğrencilerin ve öğretmenin kişilik haklarına aykırıdır. Bu durum ayrıca özel alanlarına yok müdahaledir. Danıştay ve mahkeme kararlarına göre sınıflara güvenlik veya takip amacıyla kamera takılması hukuka uygun bulunmamıştır’’ ifadelerini kullandı.

Eesaj güven duygusunu ortadan kaldırmaktadır

Parlakçı, ‘’Eğitim Sen Gaziantep Şubesi olarak konuyla ilgili okul yönetimi ve Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile görüşmelerimiz gerçekleşti. Hem eğitim emekçilerinin hem de velilerin yaşadığı kaygılarımızı aktardık. İl Milli Eğitim Müdürlüğün verdiği yanıtta kameraların kayıt yapmadığı ifade edildi. Bir kez daha soruyoruz; madem kayıt yapmıyor, o halde bu kameralar neden hâlâ sınıflarda duruyor? Kayıt yapsın ya da yapmasın, bir kameranın sınıfta bulunması tek bir mesaj vermektedir: "İzleniyor olabilirsiniz." İşte asıl sorun da budur. Bu mesaj eğitim ortamının temelini oluşturan güven duygusunu ortadan kaldırmaktadır’’ değerlendirmesinde bulundu.

Kameralar çocuklarda kaygı ve güvensizlik hissine sebep olmaktadır

Eğitim ortamlarında sürekli izlenme hissinin öğrenciler üzerinde ciddi psikolojik etkiler yarattığını bilimsel çalışmalar ortaya konulduğunu kaydeden Parlakçı, ‘’Çocuklar kendilerini sürekli izleniyor hissettiklerinde özgürce düşünmekten, deneme yanılma sürecine dâhil olmaktan ve fikirlerini ifade etmekten uzaklaşırlar. Eğitim psikolojisinde bu durum "gözetim baskısı" olarak tanımlanır. Sürekli gözetim hissi, öğrenme isteği ve ilgisini azaltır, kaygıyı artırır ve sınıf içindeki doğal iletişimi zedeler. Açık olsun ya da kapalı olsun sınıflarda takılı kameralar çocuklarda kaygı ve güvensizlik hissine sebep olmaktadır’’ uyarısını yaptı.

İzlenme ihtimali tek başına yeterli bir baskı aracıdır

Eğitim Sen Gaziantep Şube Başkanı Ömer Parlakçı, konuşmasını şöyle tamamladı: ‘’Eğitim alanının kalıcı kameralarla kuşatılması, öğrencilerin en temel çocukluk gelişimini ortadan kaldırmaktadır. "Kayıt yapılmıyor" açıklaması bu gerçeği değiştirmemektedir. Çünkü izlenme ihtimali tek başına yeterli bir baskı aracıdır. Eğitim Sen Gaziantep Şubesi olarak Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nü göreve çağırıyoruz. Çocukların eğitim hakkını ve öğretmenlerin mesleki özerkliğini hiçe sayan bu yanlış uygulamaya derhal son verilmelidir. Kameraların sınıflardan sökülmesi ve eğitim ortamlarının güven temelinde yeniden düzenlenmesi en temel sorumluluğunuzdur.’’

Kaynak: Meral Kesenek