Gözlerde yanma, batma, kızarıklık ve bulanık görme gibi belirtilerin dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Sayar, özellikle uzun süre ekran karşısında kalanların göz sağlığını korumak için önlem alması gerektiğini ifade etti.

Hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte sonbahar aylarında göz sağlığını etkileyen çevresel faktörler de değişiyor. Rüzgârlı havalar, kapalı ortamlarda daha fazla zaman geçirilmesi ve ısıtıcıların kullanılmaya başlanması, göz yüzeyindeki nem dengesini olumsuz etkileyerek kuruluk şikâyetlerine yol açabiliyor.

Medical Point Gaziantep Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Akgün Sayar, mevsimsel değişikliklerle birlikte gözlerde kuruluk, yanma, batma ve kızarıklık gibi şikâyetlerin daha sık görülebileceğine dikkat çekti. Özellikle dijital ekranların yoğun kullanıldığı günümüzde göz kuruluğunun daha belirgin hâle gelebildiğini belirten Sayar, bu belirtilerin yalnızca mevsimsel bir rahatsızlık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.

Göz yüzeyinin sağlıklı kalabilmesi için gözyaşı tabakasının önemli bir işlev gördüğünü ifade eden Sayar, çevresel koşulların bu dengeyi bozması durumunda çeşitli şikâyetlerin ortaya çıkabileceğini kaydetti.

Gözlerde yanma, batma ve

bulanık görmeye dikkat

Göz kuruluğunun farklı belirtilerle kendini gösterebildiğini belirten Op. Dr. Akgün Sayar, şikâyetlerin kişiden kişiye değişebileceğini söyledi.

Sayar, göz kuruluğunun belirtilerine ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

“Göz kuruluğu; gözlerde yanma, batma, kızarıklık, kum varmış hissi, sulanma ve zaman zaman bulanık görme gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Özellikle sonbahar ve kış aylarında çevresel koşullar bu şikâyetleri artırabilir. Bu belirtiler sık tekrarlıyorsa veya günlük yaşamı olumsuz etkiliyorsa göz hekimine başvurulmalıdır.”

Gözlerde sulanma görülmesinin de kurulukla birlikte ortaya çıkabileceğine dikkat çekilirken, şikâyetlerin sıklığı ve şiddetinin takip edilmesi gerektiği belirtildi. Belirtilerin uzun süre devam etmesi veya günlük yaşamı etkilemesi durumunda uzman değerlendirmesinin önem taşıdığı ifade edildi.

Uzun süre ekran kullanımı gözleri etkiliyor

Bilgisayar, tablet ve telefonların uzun süre kullanılması, göz kuruluğunu artırabilen faktörler arasında yer alıyor. Dijital ekranlara odaklanıldığında göz kırpma sıklığının azalması, göz yüzeyinin yeterince nemli kalmasını zorlaştırabiliyor.

Özellikle bilgisayar başında uzun saatler çalışanların bu konuda daha dikkatli olması gerektiğini belirten Op. Dr. Sayar, ekran kullanımında düzenli molalar verilmesinin, sık sık göz kırpmaya özen gösterilmesinin ve ekranın uygun mesafede konumlandırılmasının önemini vurguladı.

Günlük yaşamda ekran karşısında geçirilen sürenin artmasıyla birlikte gözlerde yorgunluk ve kuruluk hissinin belirginleşebildiğine işaret eden Sayar, basit alışkanlık değişikliklerinin şikâyetlerin azaltılmasına yardımcı olabileceğini kaydetti.

Göz kuruluğuna karşı

alınabilecek önlemler

Sonbahar aylarında göz sağlığının korunması için günlük yaşamda bazı önlemlerin alınması öneriliyor. Çevresel koşulların yanı sıra ekran kullanımı ve kişisel alışkanlıkların da göz kuruluğu şikâyetleri üzerinde etkili olabileceği belirtiliyor.

Op. Dr. Akgün Sayar, göz kuruluğu şikâyetlerini azaltmak için şu önerilerde bulundu:

- Ekran molalarını ihmal etmeyin: Bilgisayar, tablet ve telefon karşısında uzun süre kaldığınızda düzenli aralıklarla mola verin.

- Göz kırpmaya dikkat edin: Özellikle ekran kullanırken göz kırpma sıklığının azalabileceğini unutmayın.

- Ortam havasını koruyun: Bulunduğunuz ortamın aşırı kuru olmasını önlemeye çalışın.

- Gözlerinizi rüzgârdan koruyun: Rüzgârlı havalarda gözlerin doğrudan rüzgâra maruz kalmasını azaltın.

- Su tüketimine ve beslenmeye özen gösterin: Yeterli su tüketin ve dengeli beslenmeye dikkat edin.

- Doktora danışmadan damla kullanmayın: Göz damlalarını uzman önerisi olmadan kullanmaktan kaçının.

- Muayeneyi ertelemeyin: Şikâyetleriniz devam ediyorsa veya görmenizde değişiklik meydana geliyorsa göz hekimine başvurun.

Bu önlemlerin günlük yaşam alışkanlıklarıyla birlikte uygulanmasının göz sağlığının korunmasına katkı sağlayabileceği belirtilirken, devam eden şikâyetlerde profesyonel değerlendirme alınmasının gerekliliği vurgulandı.

Erken değerlendirme

tedavinin planlanmasını

kolaylaştırıyor

Göz kuruluğunun farklı nedenlere bağlı olarak gelişebileceğini belirten Op. Dr. Akgün Sayar, uzun süre devam eden şikâyetlerde altta yatan nedenin belirlenmesinin önem taşıdığını ifade etti.

Göz kuruluğunun değerlendirilmesinde kişinin yaşadığı belirtilerin yanı sıra göz yüzeyinin ve gözyaşı tabakasının da incelenebildiğini aktaran Sayar, tedavinin her hastanın ihtiyaçlarına göre planlanması gerektiğini kaydetti.

Gözlerdeki kuruluk hissinin sürekli hâle gelmesi, tekrarlayan yanma ve batma şikâyetleri ya da bulanık görme gibi belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekildi. Erken değerlendirme sayesinde şikâyetlerin nedeninin araştırılabileceği ve uygun tedavi yaklaşımının belirlenebileceği ifade edildi.

Ani görme değişikliği

varsa gecikmeyin

Op. Dr. Sayar, göz sağlığının korunması için belirtilerin dikkatle takip edilmesi ve düzenli göz muayenelerinin ihmal edilmemesi gerektiğini hatırlattı. Özellikle şiddetli göz ağrısı, ani görme değişikliği veya belirgin kızarıklık gibi belirtilerin ortaya çıkması durumunda gecikmeden tıbbi değerlendirme alınması gerektiğini vurguladı.

Sonbahar aylarında değişen hava koşulları ve artan kapalı ortam kullanımı nedeniyle göz kuruluğuna karşı daha dikkatli olunması gerektiğini belirten uzmanlar, günlük önlemlerin yanı sıra devam eden veya şiddetlenen şikâyetlerde göz hekimine başvurulmasının önemine işaret ediyor.

Kaynak: Haber Merkezi