29 Temmuz tarihinde başlayan YKS tercih döneminin sona ermesine sayılı günler kaldı. Tercihler 10 ağustos saat 23:59’a kadar yapılabilecek.

Tercihlerin temel ölçütü başarı sıralaması olmalı

Tercih sürecinde adayların nelere dikkat etmesi gerektiğini anlatan Eğitim Uzmanı Bilal Yağdıran, ‘’ En büyük hata, tercihleri puana göre yapmalarıdır. Oysa tercihlerin temel ölçütü başarı sıralaması olmalıdır. Puanlar her yıl sınavın zorluk derecesine göre değişebilir ancak başarı sıralaması öğrencinin diğer adaylar arasındaki yerini gösterir. Bu nedenle adaylar, geçmiş yılların taban sıralamalarını inceleyerek tercihlerini oluşturmalıdır’’ dedi.

Doğru tercih, başarılı bir meslek hayatının ilk adımıdır

Öğrencilere seslenen Yağdıran, ‘’Üniversite tercihi hayatınızın en önemli kararlarından biridir. Bu kararı sosyal medyada dolaşan söylentilere göre değil, resmi verileri inceleyerek ve uzman görüşü alarak verin. Tercihlerinizi son güne bırakmayın. Listenizi birkaç kez kontrol edin ve gerçekten okumak istediğiniz bölümleri yazın. Unutmayın; doğru tercih, başarılı bir meslek hayatının ilk adımıdır. 2026 YKS tercih süreci devam ederken uzmanlar, adayların başarı sıralamasını esas alarak, tercih listelerini geniş tutmalarını ve özellikle tıp, diş hekimliği, hukuk ve mühendislik gibi yoğun talep gören bölümlerde farklı senaryoları dikkate almalarını öneriyor. Tercihlerin dikkatli ve bilinçli yapılması, adayların istedikleri üniversiteye yerleşme şansını önemli ölçüde artırıyor’’ dedi.

Tercihler geleceğinizi belirleyecek

‘Tercihler geleceğinizi belirleyecek’ diyen Yağdıran, ‘’Başarı sıralaması elbette tercih sürecinin en önemli kriterlerinden biridir ancak tek başına yeterli değildir. Öğrenciler tercih yaparken üniversitenin akademik kadrosunu, eğitim kalitesini, laboratuvar ve araştırma olanaklarını, uygulama ve staj imkânlarını, uluslararası değişim programlarını, mezunlarının iş bulma oranlarını ve sektörle olan iş birliklerini de mutlaka araştırmalıdır. Bunun yanında üniversitenin bulunduğu şehir, kampüs yaşamı, barınma olanakları, ulaşım, sosyal ve kültürel faaliyetler de öğrencinin eğitim hayatını doğrudan etkileyen unsurlardır’’ açıklamasında bulundu.

Tercih listesi hazırlanması ile ilgili önerilerde bulunan Yağdıran, ‘’İlk bölümde başarı sıralamalarının biraz üzerinde kalan ve gelme ihtimali düşük ama istenen üniversiteler yer almalı. İkinci bölümde başarı sıralamalarına yakın üniversiteler bulunmalı. Son bölümde ise sıralamanın altında kalan ve yerleşme ihtimali yüksek olan programlara mutlaka yer verilmelidir. Böylece tercih listesi dengeli olur’’ şeklinde konuştu.

Yağdıran, ‘’Özellikle meslek seçimi konusunda kararsız olan öğrenciler, sadece üniversitenin ismine odaklanmak yerine kendilerine şu soruyu sormalıdır: "Ben bu mesleği gerçekten yapmak istiyor muyum?" Çünkü sevmediğiniz bir mesleği en iyi üniversitede okumak, sevdiğiniz bir mesleği iyi bir üniversitede okumaktan daha doğru bir tercih olmayabilir. Sonuç olarak doğru tercih; yalnızca yüksek sıralamalı bir üniversiteyi kazanmak değil, öğrencinin ilgi alanına, yeteneklerine ve kariyer hedeflerine uygun üniversiteyi seçebilmektir. Tercih edilen bölüm kadar, o bölümün hangi üniversitede, hangi eğitim anlayışıyla ve hangi imkanlarla okutulduğu da gelecekteki mesleki başarı açısından büyük önem taşımaktadır’’ değerlendirmesini yaptı.

Ailelere büyük görevler düşüyor

Tercih döneminde ailelere büyük görevler düştüğünü ifade eden Yağdıran, ‘’Tercih döneminde ailelerin yaklaşımı, öğrencinin geleceğini doğrudan etkileyen en önemli unsurlardan biridir. Anne ve babalar, kendi gerçekleştiremedikleri hayalleri çocuklarına yüklememeli; onların ilgi alanlarını, yeteneklerini ve kişilik özelliklerini dikkate almalıdır. Bir öğrencinin sadece puanı yüksek diye istemediği bir bölüme yönlendirilmesi, ilerleyen yıllarda hem akademik başarısızlığa hem de mesleki mutsuzluğa neden olabilir’’ şeklinde konuştu.

Aileler, destek olan bir rehber rolünü üstlenmelidir

Eğitimci Yağdıran, ‘’Unutulmamalıdır ki üniversite tercihi sadece dört ya da altı yıllık bir eğitim sürecini değil, çoğu zaman kişinin tüm meslek hayatını şekillendirecek önemli bir karardır. Bu nedenle aileler, çocuklarının yerine karar veren değil; onlara doğru bilgi sunan, seçenekleri birlikte değerlendiren ve karar sürecinde destek olan bir rehber rolünü üstlenmelidir. Tercih dönemi baskı oluşturma dönemi değil; sağlıklı iletişim kurma, öğrencinin kendisini tanımasına yardımcı olma ve bilinçli karar vermesini sağlama dönemidir. Mutlu ve başarılı bir meslek hayatının temeli de çoğu zaman bu süreçte verilen doğru kararlara dayanır’’ ifadelerine yer verdi.

Kaynak: Özer KARINCA