Bazı ilaçların hastalığın ilerlemesini yavaşlatırken bazılarının yutma sorunları gibi durumları yönettiğini aktaran Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, “İleri tedavi seçenekleri arasında nöromodülasyon teknikleri, gen terapileri ve kök hücre tedavileri büyük potansiyel taşıyor.” dedi. Bu yöntemlerin büyük bölümünün halen klinik araştırmalar kapsamında değerlendirildiğini ifade eden Dr. Şalçini, bununla birlikte fizyoterapi, rehabilitasyon ve multidisipliner bakımın, hastaların hareketliliğini korumada ve yaşam kalitesini artırmada kritik önem taşıdığını vurguladı.

Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, ALS tedavisinde geliştirilen yeni ilaçlar, yenilikçi tedavi yaklaşımları ve multidisipliner rehabilitasyon uygulamalarının hastaların yaşam süresi ile yaşam kalitesini iyileştirmedeki rolü hakkında açıklamalarda bulundu.

ALS tedavisinde geliştirilen

yeni ilaçlar, hastalığın

ilerlemesini yavaşlatma

potansiyeli taşıyor!

ALS tedavisinde son yıllarda semptomatik yönetimden hastalığın ilerlemesini yavaşlatmayı hedefleyen tedavilere doğru önemli bir kayma yaşandığını ifade eden Dr. Celal Şalçini, “Günümüzde FDA onaylı dört ilaç bulunuyor. Bazı ilaçlar hastalığın ilerlemesini yavaşlatırken bazıları pseudobulbar (yutma gibi) etkiyi yönetiyor.” dedi.

Özellikle SOD1 gen mutasyonuna bağlı ALS için onaylanan bazı ilaçların nörodejenerasyon (hücre yıkımı) belirteçlerini azaltabildiğini aktaran Dr. Şalçini, “Bazı hastalarda da fonksiyonel iyileşme potansiyeli sunarak umut vaat ediyor. Bu gelişmeler, hastalığın genetik ve moleküler mekanizmalarının daha iyi anlaşılmasıyla hızlanıyor.” şeklinde konuştu.

ALS hastalarının tedavi sürecindeki

zorluklar, multidisipliner bir

yaklaşımla hafifletilebilir!

ALS hastalarının tedavi sürecindeki zorlukların, multidisipliner bir yaklaşımla hafifletilebileceğine işaret eden Dr. Şalçini, şunları söyledi:

“Solunum yönetimi için noninvaziv ventilasyon (NIV) ve öksürük destek cihazları, iletişim için yardımcı iletişim cihazları (AAC) kritik öneme sahiptir. Kas krampları, spastisite ve ağrı, ilaçlar ve fizik tedavi ile yönetilirken, yutma güçlüğü ve beslenme sorunları diyetisyen rehberliği ve PEG tüpü (karından tüp ile beslenme) ile ele alınır. Ayrıca, hastaların ve bakıcıların psikolojik ve duygusal ihtiyaçları için destek grupları ve danışmanlık hizmetleri hayati rol oynar.”

Nöromodülasyon, gen ve

kök hücre tedavileri ALS

için umut vadediyor!

İleri tedavi seçenekleri arasında nöromodülasyon teknikleri, gen terapileri ve kök hücre tedavilerinin büyük potansiyel taşıdığına dikkat çeken Dr. Şalçini, “Odaklanmış ultrason (TPS) ve Pathmaker'ın MyoRegulator cihazı gibi nöromodülasyon yaklaşımları, sinir hücrelerindeki hipereksitabiliteyi azaltmayı ve motor fonksiyonu iyileştirmeyi hedefleyen klinik çalışmalarda değerlendirilir.” dedi.

Gen terapilerinin, özellikle antisens oligonükleotitler (ASO'lar) ve RNA interferansı (RNAi), SOD1, FUS ve Ataxin-2 gibi gen mutasyonlarını hedefleyerek toksik protein üretimini engellemeyi amaçladığına da değinen Dr. Şalçini, “Kök hücre tedavileri, özellikle mezenkimal kök hücreler (MKH'ler), nöronlara trofik destek sağlamak, bağışıklık sistemini modüle etmek ve hasarlı nöronları potansiyel olarak değiştirmek için araştırılıyor.” diye konuştu.

ALS hastalarında hareketliliği

korumanın anahtarı fizyoterapi

ve rehabilitasyon!

Fizyoterapi ve rehabilitasyon programlarının, ALS hastalarının hareketliliğini korumak ve bağımsızlıklarını artırmak için hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Dr. Celal Şalçini, sözlerini şöyle tamamladı:

“Germe ve eklem hareket açıklığı egzersizleri kontraktürleri önlerken, düşük yoğunluklu kuvvet antrenmanları kas kütlesini korumaya yardımcı olur. Spastisite ve ağrı yönetimi için pasif germe, ısı terapisi ve su egzersizleri gibi yöntemler kullanılır. Yardımcı cihazlar (baston, yürüteç, tekerlekli sandalye) ve ev adaptasyonları, hastaların güvenliğini ve hareketliliğini destekler.”

Kaynak: Haber Merkezi