Sadece Gaziantep ve Türkiye’nin değil aynı zamanda dünyanın önemli kültür varlığı arasında yer alan, UNESCO Dünya Geçici Mirası Geçici Listesindeki Yesemek Açıkhava Müzesi, kalıcı olarak UNESCO listesine girmeyi bekliyor.
Yesemek Açıkhava Müzesi’nin UNESCO’ya girmesinin Gaziantep turizmine büyük katkılar sunacağını belirten Gaziantep Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Atilla Engin, bölgenin hem zengin kültür varlıkları hem de gastronomisi ise yerli ve yabancı turistlere hitap ettiğini belirtti.
YESEMEK ÜNİK BİR YAPIYA SAHİP
Yesemek Açıkhava Müzesi’nin sadece Gaziantep ve Türkiye’nin değil aynı zamanda dünyanın önemli kültür varlığı olduğunu dile getiren Engin, ‘’Tüm insanlığı ilgilendiren çok önemli bir kültür varlığı. Dünya’nın bilinen ve en eski heykel atölyesi olma nedeniyle de ünik yani tek olma özelliğini taşıyor. Yerinde korunan yüzlerce heykeltıraş eserleriyle bir açık hava müzesi ve henüz yeterince tanınmayan bir yer. İyi bir tanıtım yapıldığında dünyanın yer yerinden ilgisi çok büyük olacak. Göbeklitepe’den daha fazla ilgi çekebilecek potansiyele sahip’’ ifadelerini kullandı.
HER ÜLKENİN UNESCO’YA SADECE BİR KÜLTÜR VARLIĞI DOSYA SUNMA HAKKI VAR
Her ülkenin UNESCO’ya sadece bir kültür varlığı dosya sunma hakkı olduğunu kaydeden Engin, ‘’Yesemek Açıkhava Müzesi, UNESCO’ya girmek için güçlü bir aday. Umuyorum ki sis perdesi kalkar ve dosyayı sunabiliriz. İnanıyorum ki çok rahat bir şekilde aday listesine girecektir. Şu anda bile bu müzemiz kent genelinde en fazla ziyaret edilen ören yerleri arasında yer alıyor. Yesemek Açıkhava Müzesi’nin UNESCO’ya girmesi dünyanın gözünün buraya çevrilmesini sağlayacak ve milyonlarca insanı şehrimize çekecek’’ açıklamasında bulundu.
YESEMEK’E İLGİ HER GEÇEN GÜN ARTIYOR
Yesemek Açıkhava Müzesi ile ilgili yayın çalışmalarının sürdüğünü sözlerine ekleyen Engin, devam eden yayınlar dolayısıyla ilginin her geçen gün arttığının altını çizdi. ‘’Örneğin; Fransız bir belgesel yapımcısı bizim ile irtibata geçti ve Yesemek Açıkhava Müzesi temalı bir belgesel hazırlamak istediğini iletti. Bunların tümü olumlu gelişmeler’’ dedi.
Gaziantep Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Atilla Engin, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Yesemek Açıkhava Müzesi, Hitit uygarlığının çok önemli bir temsilcisi. Hitit, dünyanın her yerinden ilgi çeken bir uygarlık. Yesemek ile ilgili en önemli soru işareti ne amaçla ve hangi döneme denk geldiğiydi. Yapılan çalışmalar sayesinde bu sorular cevap buldu. 200 hektarlık alanda büyük bir kent kurmayı planladıkları ve heykelleri bunun için yaptıklarını net şekilde ortaya koyduk. Taş çekiçler ve çanak-çömlek parçaları Yesemeğin, daha eski bir dönem olan geç tunç çağına ait olduğunu ortaya koyduk. bu da Yesemeğin önemini artırdı.’’
BİZİM AÇIMIZDAN UMUT VERİCİ
Engin, Yesemek Açıkhava Müzesi’nin 2012 yılında UNESCO’nun geçici listesine alındığını hatırlatırken, ‘’UNESCO için Yesemek Açıkhava Müzesi, ideal bir aday. Önünde gölet projesi dışında hiçbir engel görmüyorum. Gölet inşaatı, sivil toplum kuruluşlarının açtığı davalar sonucunda durduruldu. Ama sonrası nasıl olacak bilemiyoruz. Gölet inşaatı UNESCO sürecini de etkiledi. Çünkü bu inşaat yapıldığında Yesemek Açıkhava Müzesi’nin UNESCO’ya girmesinin zor olacağı rapor edilmişti. Aynı raporda eğer, gölet inşa edilmezse ise önü açık denilmişti. Bu da bizim açımızdan umut verici’’ şeklinde konuştu. Hüseyin KARATAŞ