Raporda, doktor direktifi olmadan ilaç enjeksiyonu yapılamayacağı belirtilirken, sanıkların gerçekleştirdiği işlemin tıp kurallarına aykırı olduğu ve enjeksiyon ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğu kaydedildi.

Gaziantep'te trafik kazasının ardından tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Abdurrezzak Baysal'ın ölümüne ilişkin hastane çalışanlarının yargılandığı davada önemli bir gelişme yaşandı. Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 9'uncu duruşmasında, uzun süredir beklenen Adli Tıp Kurumu raporu dosyaya ulaştı.

Raporda, Baysal'a yapılan enjeksiyonla ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu yönünde tespitlere yer verildi. Ayrıca ilaçların doktor direktifi olmadan uygulanamayacağı ve sanıkların gerçekleştirdiği işlemin tıp kurallarına aykırı olduğu belirtildi.

9'uncu duruşma görüldü

Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya Abdurrezzak Baysal'ın ailesi ile ailenin avukatları katıldı. Duruşmada, dosyaya giren Adli Tıp Kurumu raporu da değerlendirildi.

Baysal ailesi, yakınlarının ölümünden sorumlu olduğunu düşündükleri kişilerin en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti.

Duruşmada savcılık makamı da esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcılık, sanıkların "olası kastla öldürme" suçundan cezalandırılmasını talep ederken, sanıklar hakkında tutuklama kararı verilmesini de istedi.

Sanık avukatlarının süre talebini değerlendiren mahkeme heyeti ise talebi kabul ederek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Adli Tıp raporu dosyaya girdi

Davanın en önemli gelişmelerinden biri, uzun süredir beklenen Adli Tıp Kurumu raporunun mahkemeye ulaşması oldu.

Baysal ailesinin avukatlarından Ferhat Kurt, duruşma sonrasında yaptığı açıklamada raporun dosya açısından önemli tespitler içerdiğini söyledi.

Kurt, raporda doktor direktifi olmadan söz konusu ilaçların enjekte edilemeyeceğinin belirtildiğini ifade ederek, yapılan işlemin tıp kurallarına aykırı olduğunun tespit edildiğini aktardı.

Raporda ayrıca uygulanan enjeksiyon ile Abdurrezzak Baysal'ın ölümü arasında illiyet bağı bulunduğunun oy birliğiyle belirtildiği ifade edildi.

"İşlem tıp kurallarına aykırı"

Avukat Ferhat Kurt, dosyadaki iddiaların önemli bir bölümünün Adli Tıp Kurumu raporuyla desteklendiğini belirterek, olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını istediklerini söyledi.

Kurt, "Bugün gerçekleştirilen duruşmamızda uzun zamandır beklemiş olduğumuz Adli Tıp'tan raporumuz gelmiş bulunmaktadır. İlgili raporda Adli Tıp özetle doktor direktifi olmadan bu ilaçların enjekte edilemeyeceğini, sanıkların yapmış olduğu işlemin tıp kurallarına aykırı olduğunu ve yapılan enjeksiyon ile ölüm arasında illiyet bağı olduğunu oy birliği ile belirtmiştir" dedi.

Dosyada en önemli konunun olayın tüm yönleriyle ortaya çıkarılması olduğunu belirten Kurt, sorumluluğu bulunan kişilerin hukuk önünde hesap vermesi için mücadelelerini sürdüreceklerini dile getirdi.

Aile adalet bekliyor

Baysal ailesi, yaklaşık 3 yıldır devam eden hukuk mücadelesinin sonucunu bekliyor. Aile, Abdurrezzak Baysal'ın hastanede tedavi gördüğü sırada yaşananların tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasını ve sorumluların cezalandırılmasını talep ediyor.

Avukat Kurt da bundan sonraki süreçte mahkemenin vereceği kararın bekleneceğini belirterek, "Biz avukatlar olarak yalnızca müvekkilimizin haklarını savunmakla birlikte, aynı zamanda adaletin tecelli etmesi için hukuki mücadelenin sonuna kadar takipçisi oluyoruz. Bu dosyada da karar kesinleşinceye kadar tüm hukuki süreci titizlikle takip edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Olayın geçmişi

Abdurrezzak Baysal'ın hayatını kaybettiği olay, yaklaşık 3 yıl önce Gaziantep'teki Özel Bossan Hastanesi'nde meydana geldi.

İddiaya göre, trafik kazası geçiren Baysal hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Bilincinin açık olduğu belirtilen Baysal'ın kazada dizinden yaralandığı ve ayağına platin takıldığı ifade edildi.

Tedavi sürecinde genel sağlık durumunun iyi olduğu belirtilen Baysal, yoğun bakım ünitesinde takip edilmeye başlandı. Yakınları da hastanede tedavi gören Baysal'ı düzenli olarak ziyaret etti.

Ancak süreç içerisinde yaşanan bir olayın ardından Baysal'ın sağlık durumunun kötüleştiği ve hayatını kaybettiği öne sürüldü.

Başka hastaya ait ilaç iddiası

Dosyaya yansıyan iddialara göre Baysal, hastanede görev yapan bir hemşireyle tartışma yaşadı. Tartışmanın ardından, kas gevşetici olduğu öne sürülen ve başka bir hastaya ait olan bir ilacın Baysal'a enjekte edildiği iddia edildi.

Baysal'ın söz konusu enjeksiyonun ardından hayatını kaybettiği ileri sürüldü.

Davanın önceki duruşmalarında dinlenen tanıklar da Baysal'ın şırınga yapılmasının ardından yaşamını yitirdiğini iddia etmişti.

Mahkeme sürecinde hastane çalışanlarının sorumluluğu ve Baysal'a yapılan enjeksiyonun ölümle bağlantısı tartışma konusu olurken, Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan rapor dosyanın seyri açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirildi.

Karar bir sonraki

duruşmalarda

şekillenecek

Savcılığın sanıkların olası kastla öldürme suçundan cezalandırılmasını ve tutuklanmalarını talep etmesinin ardından gözler mahkemenin bundan sonraki duruşmalarına çevrildi.

Mahkeme heyeti, sanık avukatlarının süre talebini kabul ederek duruşmayı erteledi. Davada nihai kararın, önümüzdeki duruşmalarda yapılacak değerlendirmelerin ardından verilmesi bekleniyor.

Baysal ailesinin avukatları ise Adli Tıp Kurumu raporunda yer alan tespitlerin ardından hukuki mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti.

Kaynak: İHA