Kahramanmaraş depremleri sonrasında Gaziantep’teki birçok binanın yorgun düştüğünü ifade eden Jeoloji Mühendisleri Odası Gaziantep İl Temsilcisi Mehmet Yılmaz, belediyeler ile Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne denetim çağrısı yaptı.
Binalar az ve çok bir şekilde hasar aldı
Yılmaz, ‘’Yorgun bina, uzun yıllar boyunca çevresel faktörler, malzeme eskimesi veya deprem gibi sarsıntılar nedeniyle yapısal bütünlüğünü ve direncini büyük oranda kaybetmiş yapılara denir. 6 Şubat depreminde ve devamında süregelen artçılar dolayısıyla birçok bina yorgun hale geldi. Binalar az ve çok bir şekilde hasar aldı. O nedenle her artçı bina daha fazla hasar alıyor olabilir. ‘İskanı verdim, ruhsatı çıktı’ demekle iş bitmiyor. Çünkü binalarla oynamalar yaşanıyor. Son depremde ‘Kolon’ kesilmesi hadisesini çok duyduk. Binaların belediyeler ve Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından kontrol edilmesi gerekiyor’’ dedi.
İskan alındıktan sonra binayı istedikleri gibi değiştiriyorlar
Ölü Deniz fay zonu üzerinde bulunan Yesemek segmenti kentimize yakın olduğunu ifade eden Yılmaz, ‘’Gaziantep, bölgede ve çevre illerde meydana gelen depremlerden etkileniyor. Nitekim 6 Şubat depremlerinde bunu yaşadık. ‘5 yılda bir binaların ruhsat verildiği şeklinde mi yoksa değil mi’ diyerek kontrol edilmeli. Çünkü iskan alındıktan sonra binayı istedikleri gibi değiştiriyorlar. Özellikle bu değişimleri genellikle zemin ve bodrum katlarda yapıyorlar. Örneğin; bodrum katlarda aracın rahat dönmesi ya da zemin katta dükkanı genişletmek için kolonu kesiyorlar. Dolayısıyla binanın statiğiyle oynanmış oluyor. Bu yapıldığında ise bina artık esi bina değildir’’ şeklinde konuştu.
Binalarda çatlaklar oluşabilir
‘Bina ana kayaya oturmadığı müddetçe her artçıda bina ana kayaya doğru hareket eder. Bunun sonucu olarak binalarda çatlaklar oluşabilir’ diyen Yılmaz, ‘’Önemli olan zemin etüdünün sağlam olması. O yüzden zemin etütlerinin doğru yapılması ve kontrol edilmesi gerekiyor. Bu konuda Jeoloji Mühendislerinin çok dikkatli davranması lazım’’ açıklamasını yaptı.
Her şey zeminle başlıyor
Depreme dirençli kentlerin yapılmasına dikkat çeken Yılmaz, ‘’Her şey zeminle başlıyor. Çünkü statikçinin çalışabilmesi için zemini doğru bilmesi gerekiyor. Bu ülkenin bir deprem ülkesi olduğu unutulmamalı. Her an ve her zaman deprem olabilir. İslahiye ve Nurdağı, zemin yapılarından ve fay hattına yakın oldukları için olası bir depremde zarar görmeleri daha yüksektir. O yüzden depreme dirençli şehirler inşa edilmeli’’ ifadelerini kullandı.
Zemin etütleri kamu kurumları tarafından denetlenmeli
Zemin etütlerinin kamu kurumları tarafından denetlenmesi gerektiğini kaydeden Yılmaz, ‘’ Ölü Deniz fay zonu üzerinde bulunan Yesemek segmenti deprem üretme potansiyeline sahip ama kente ne kadar etkisi olur, enerjisine bağlı. Literatürde bugüne kadar ardı ardına iki deprem yaşanmamıştır. O yüzden 6 Şubat depremleri bu bakımdan bir ilk’’ değerlendirmesinde bulundu.





