Gaziantep-Kilis Tabip Odası, doktorlara açılan tazminat davalarıyla ilgili basın açıklaması yaptı.
Basın açıklamasını okuyan Gaziantep-Kilis Tabip Odası Başkanı Dr. K. Doğan Eroğulları, ‘’Son dönemde hekimlere karşı açılan ve çok yüksek meblağlara ulaşan tazminat davaları ile ceza yargılamaları, artık münferit uyuşmazlıklar olmaktan çıkmış; sağlık hizmetinin geleceğini, hekimlerin mesleki bağımsızlığını, hasta güvenliğini ve toplumun nitelikli sağlık hizmetine erişimini tehdit eden yapısal bir sorun haline gelmiştir’’ dedi.
Eroğulları, ‘’İstanbul’da özel bir sağlık kuruluşunda görev yapan bir çocuk hekimine karşı 50 milyon ABD doları tutarında tazminat talebiyle dava açıldığı kamuoyuna yansımıştır. Daha önce bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı hakkında yaklaşık 78 milyon TL, bir kulak burun boğaz uzmanı hakkında ise 109 milyon TL tutarında tazminat kararlarının gündeme gelmesi; ayrıca hekimler hakkında ceza davaları, hapis cezaları ve gözaltı işlemlerinin uygulanması, mevcut sistemin hekimler bakımından öngörülemez ve ağır sonuçlar doğurduğunu göstermektedir’’ ifadelerini kullandı.
Nitelikli sağlık hizmetine erişiminin zayıflamasına yol açmaktadır
Hekimlerin ekonomik ve hukuki açıdan yıkıma uğratabilecek bir tazminat ve ceza sistemi, yalnızca hekimleri değil, sağlık hizmetinin bütününü tehdit ettiğini kaydeden Eroğulları, ‘’Böyle bir ortam, sağlık hizmeti sunumunda defansif tıp uygulamalarını artırmakta; hekimlerin riskli vakalara müdahale etmekten kaçınmasına, yüksek riskli uzmanlık alanlarının tercih edilmemesine ve sonuçta toplumun nitelikli sağlık hizmetine erişiminin zayıflamasına yol açmaktadır’’ şeklinde konuştu.
Sağlık hakkını koruyan adil ve sürdürülebilir bir yöntem değil
Hasta haklarının korunmasının, sağlık hizmeti nedeniyle ortaya çıkan zararların giderilmesinin ve kusurlu tıbbi uygulamaların tespit edilmesinin kuşkusuz vazgeçilmez olduğunu sözlerine ekleyen Eroğulları, ‘’Sağlık hizmeti sunumunda karşılaşılan her olumsuz sonucun yalnızca hekimin kişisel kusuru olarak değerlendirilmesi ve hekimlerin ömür boyu çalışsalar dahi karşılayamayacakları tazminatlarla karşı karşıya bırakılması, hasta güvenliğini ve sağlık hakkını koruyan adil ve sürdürülebilir bir yöntem değildir’’ değerlendirmesinde bulundu.
Kamusal mesleki sorumluluk sistemi derhal oluşturulmalı
Başkan Eroğulları, ‘’Sağlık hizmeti kaynaklı zararların hastalar açısından hızlı ve adil biçimde karşılanması, hekimlerin ise malpraktis korkusu altında kalmadan tıbbi gereklilikler doğrultusunda mesleklerini sürdürebilmesi için; bağımsız uzman heyetlerin bilimsel değerlendirmeleri doğrultusunda, hataların kök nedenlerini belirleyip önleyici ve düzeltici çalışmalar geliştiren, bütüncül bir kamusal mesleki sorumluluk sistemi derhal oluşturulmalıdır’’ ifadelerine yer verdi.
Komplikasyon ile kusurlu tıbbi uygulama birbirine karıştırılmamalı
Gaziantep-Kilis Tabip Odası Başkanı Dr. K. Doğan Eroğulları, konuşmasını şöyle devam ettirdi: ‘’Tıbbi uygulamalarda, tıbbın doğası gereği belirli riskler bulunmaktadır. Hastanın yaşı, mevcut hastalıkları, başvuru koşulları, sağlık kuruluşunun olanakları, çalışma koşulları, sağlık ekibinin yapısı, kullanılan tıbbi teknolojiler, başvuru ve sevk süreçleri ile hekimin sahip olduğu olanaklar birlikte değerlendirilmeden yalnızca sonuca bakılarak kusur tespit edilemez. Bu nedenle komplikasyon ile kusurlu tıbbi uygulama birbirine karıştırılmamalıdır.’’





