Toplumun yüzde 2-5'ini etkileyen hastalık, özellikle 40-65 yaş arasındaki kadınlarda daha sık görülüyor. Uzmanlar, üç haftadan uzun süren omuz ağrısı ve tutukluk şikâyetlerinde doktora başvurulması gerektiği konusunda uyarıyor.

Günlük yaşamda basit gibi görünen hareketleri bile zorlaştırabilen donuk omuz, tıp literatüründe 'adeziv kapsülit' olarak tanımlanıyor. Omuz eklemini çevreleyen kapsülün iltihabi süreç sonucunda kalınlaşması, sertleşmesi ve büzüşmesiyle ortaya çıkan hastalık, zaman içerisinde hem ağrıya hem de belirgin hareket kaybına neden oluyor.

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Serap Kapcı, toplumun yaklaşık yüzde 2-5'ini etkileyen donuk omuzun özellikle 40-65 yaş aralığında ve kadınlarda daha sık görüldüğünü belirtti. Kapcı, gece uykudan uyandıran ağrı veya günlük hareketleri kısıtlayan tutukluk yaşanması ve şikâyetlerin üç haftadan uzun sürmesi halinde Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon uzmanına başvurulmasını önerdi.

Donuk omuz nasıl

ortaya çıkıyor?

Omuz, insan vücudunun en hareketli eklemlerinden biri olmasına rağmen donuk omuz hastalığında hareket kabiliyeti giderek azalıyor. Hastalık, omuz eklemini çevreleyen kapsülün iltihaplanarak kalınlaşması ve zamanla esnekliğini kaybetmesi sonucunda gelişiyor.

Dr. Serap Kapcı, donuk omuzun yalnızca mekanik bir yapışma sorunu olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Hastalığın gelişiminde eklem zarının iltihaplanması olarak bilinen sinovit, yeni damar oluşumunu ifade eden anjiyogenez ve dokunun sertleşmesine neden olan fibrozisin birlikte rol oynayabildiğini belirten Kapcı, hastalığın farklı aşamalardan oluşan bir süreç olduğuna işaret etti.

Diyabet ve tiroit

hastalıkları riski

artırıyor

Donuk omuz vakalarının önemli bir bölümünde hastalığın ortaya çıkış nedeninin tam olarak belirlenemediğini ifade eden uzmanlar, bazı sağlık sorunlarının ise riski artırabildiğine dikkat çekiyor.

Özellikle diyabet ve tiroit hastalıkları, donuk omuz açısından önemli risk faktörleri arasında bulunuyor. Bunun yanı sıra kalp-damar hastalıkları ve Parkinson hastalığı da hastalığın görülme ihtimalini artırabiliyor.

Omuz bölgesinde yaşanan travmalar, cerrahi müdahaleler ve ameliyat sonrasında omzun uzun süre hareketsiz kalması da eklem kapsülünde sertleşmeye yol açabilen etkenler arasında yer alıyor.

Üç haftadan uzun süren

ağrıyı ihmal etmeyin!

Donuk omuzun bazı hastalarda tedavi uygulanmadan zaman içerisinde düzelebileceğini belirten Dr. Serap Kapcı, buna rağmen hastalığın kendiliğinden geçmesini beklemenin her zaman doğru bir yaklaşım olmadığını vurguladı.

Özellikle gece uykudan uyandıran ağrıların ve günlük yaşamı belirgin şekilde zorlaştıran hareket kısıtlılığının dikkate alınması gerektiğini belirten Kapcı, üç haftadan uzun süren omuz ağrısı ve tutukluk şikâyetlerinde uzman değerlendirmesinin geciktirilmemesi gerektiğini söyledi.

Donuk omuz tanısının büyük ölçüde hastanın şikâyetlerinin değerlendirilmesi ve fizik muayene sonucunda konulduğunu belirten Dr. Kapcı, muayene sırasında omzun aktif ve pasif hareket açıklığının incelendiğini ifade etti.

Rotator manşet yırtığı, omuz kireçlenmesi, sinir sıkışması ve benzer şikâyetlere neden olabilecek diğer rahatsızlıkların ayırt edilmesi gerektiğinde ultrasonografi ve uygun hastalarda MR gibi görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabildiğini aktaran Kapcı, görüntülemenin çoğu hastada klinik muayenenin yerini tutmadığını kaydetti.

Erken dönemde doğru tanı ve tedavi yaklaşımının önemine değinen Dr. Kapcı, zamanında yapılan değerlendirmenin ağrının kontrol altına alınmasını ve hareket kaybının ilerlemesinin önlenmesini hedeflediğini belirtti.

Kaynak: Haber Merkezi