Ekonomik krizin derinleştiği günümüzde zor şartlar altında çarkını döndürmeye çalışan esnaf E-Haciz şokuyla karşı karşıya. Vergi borçları nedeniyle hesaplarına E-haciz uygulanan esnafın banka hesaplarına bloke uygulanıyor.
İşletmelerin E-haciz kıskacında olduğunu belirten Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Eren Ovayolu, ‘’Esnafın borcunu ödeyebilmesi için önce nefes alması gerekiyor. Ertesi gün bloke gelen bir banka hesabı ile esnaf ancak daha zor bir duruma düşebilir’’ dedi.
Kendi parasına ulaşamadığı için iş yapamaz hale gelmesine çözüm bulunmalı
Ovayolu, ‘’Esnaf odaları, ticaretle ilgili kuruluşlar ve vergi idaresi elektronik haczin sahada oluşturduğu sıkıntıyı daha fazla gündemine almalı. Bu mesele kepenkler kapandıktan sonra konuşulacak bir mesele değil. Esnaf bugün işinin başında, borcunu ödemek ve ticaretini sürdürmek için uğraşıyor. Kendi parasına ulaşamadığı için iş yapamaz hale gelmesine çözüm bulunmalı. Bu gidişle kepenkler kapanacak’’ uyarısını yaptı.
Elektronik haciz meselesi artık daha fazla gündeme gelmeli
Esnafın yaşadığı sıkıntılar arasında yer alan elektronik haciz meselesinin artık daha fazla gündeme gelmesi gerektiğini vurgulayan Ovayolu, ‘’İşlerin zaten zor yürüdüğü, giderlerin arttığı, tahsilatların geciktiği bir dönemde, banka hesabına haciz gelen esnaf kendi parasını kullanamayınca dükkanını nasıl çevireceğini düşünmeye başlıyor. Hesabında para var ama ödeme yapamıyor. Mal aldığı yere borcunu gönderecek, çalışanının ücretini yatıracak, kirasını ödeyecek hepsi bekliyor. Sabah dükkanını açmak da tek başına yetmiyor, o dükkanın çalışması için para lazım. Esnafın günlük ticarette kullandığı para hesabında kilitli kalınca işini sürdürmesi zorlaşıyor. Vergi borcunu ödemesi beklenen esnaf, o borcu ödeyebilmek için çalışmak zorunda ama hesabını kullanamadığı ve nakit döngüsü bozulduğu için çalışırken de önüne engel çıkıyor’’ değerlendirmesinde bulundu.
Yüzde 40 ile kredi kullanan esnaf yüzde 15 oranında kar ediyor
‘Esnafın banka hesabına giren paranın tamamı kazanç değil’ diyen Ovayolu, ‘’Sattığı malın alış bedeli de dükkanın giderleri de çalışanının maaşı da o paranın içinde. Hesapta görünen tutara bakıp esnafın elinde o kadar boşta para olduğunu düşünemeyiz. O para kullanılmadığında ertesi gün alınacak mal alınamıyor, yapılacak iş bekliyor ve esnaf daha önce verdiği ödeme sözlerini tutmakta zorlanıyor. Müşterisinden gelen parayı kullanamayan bir kişinin yeniden para aramak zorunda kalması başlı başına bir sıkıntı. Şu anda paranın maliyeti çok yüksek, karlılık düşük. Yüzde 40 ile kredi kullanan esnaf yüzde 15 oranında kar ediyor. Bu kar ile bu maliyeti ödeme imkanı yok. Kendi parası hesapta dururken başka yerden borç bulmaya çalışıyor, bulursa bunun da maliyetini üstleniyor. Zaten vergi borcuyla uğraşırken bir de bu yükün altına giriyor. Böyle bir durumda esnafın toparlanması kolay olmuyor şeklinde konuştu.
Elektronik haciz meselesine sadece borcun tahsili olarak bakılmamalı
Elektronik haciz meselesine sadece borcun tahsili olarak bakılmaması gerektiğini vurgulayan Mali Müşavir Ovayolu, ‘’Hesabı kullanılamayan işletmenin ticareti yavaşladıkça kazancı da azalıyor, kazancı azaldıkça borcunu ödemesi daha zor hale geliyor. Bir yerden sonra insan dükkanını açık tutmakla ödemelerini yetiştirmek arasında sıkışıyor. Yanında çalışanını azaltmayı düşünüyor, aldığı malı azaltıyor bazı işleri kabul edemiyor. Bunlar bir işletmenin küçülmeye başladığını gösteriyor. Sonrası kapanmaya kadar gidiyor. Vergi borcu elbette ödenecek ama o borcu ödeyecek iş yerinin çalışmaya devam etmesi de gerekiyor. Esnafın hesabını kilitleyen uygulamanın onun günlük işine ne yaptığı dikkate alınmalı. Borç dosyasına bakılırken dükkanın içindeki durumda görülmeli’’ ifadelerini kullandı.
Esnafın anlattığı sıkıntılar dinlenmeli ve çözüm buna göre üretilmeli
Ovayolu, ‘’Borcunu ödemek isteyen, işini devam ettirmek için uğraşan esnafın ticaretini sürdürebileceği bir yol bulunmalı. Hesaplara uygulanan hacizlerde işletmenin günlük ihtiyaçları ve ödeme gücü gözetilmeli, ödeme konusunda anlaşmaya varılan durumlarda ticaretin önünü açacak işlemler de gecikmeden yapılmalı. İnsan parasına ulaşabilsin, malını alsın, çalışanına ödeme yapsın ve kazandıkça borcunu ödesin. Hesabını kullanamayan esnafa sadece ödeme yapmasını söylemek yetmiyor. O ödemeyi hangi gelirle yapacağı da düşünülmeli. Her işletmenin durumu aynı değil birinin kaldırabildiği yük diğerinin kapanmasına yol açabilir. Esnafın anlattığı sıkıntılar dinlenmeli ve çözüm buna göre üretilmeli’’ çağrısında bulundu.
Borcun taksitlendirilmiş olması ödenecek olması anlamına gelmiyor
Taksitlendirmenin bu sorunun bir parçası olduğunu ifade eden Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Eren Ovayolu, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Ana para ve faiz birleştirildi ve üstüne yıllık yüzde 29 tecil faizi uygulandı. bu durum zor durumda bulunan esnaf için çok zor bir durum. İlk taksitin son ödeme günü 30 Eylül ama belki bir çok kişi daha bu ilk taksiti ödeyemeyecek yada aksatacak. Taksitlendirme yapılması önemli ama esnafı rahatlayacak şekilde bir Ödeme planıyla birlikte işletmenin çalışmasını sağlayacak şartlar da oluşturulmalıydı. Borcun taksitlendirilmiş olması ödenecek olması anlamına gelmiyor.’’





