‘Gaziantep'in geleceği betonun değil, yeşilin gölgesinde yazılmalı’ diyen Peyzaj Mimarı Ersin Özbadem kentte kişi başına düşen yeşil alan miktarının 13,48 metrekare seviyesine ulaştığına dikkat çekti.

Kentte kişi başına düşen yeşil alan 13,48 metrekare

Özbadem, ‘’Kentsel gelişimin ve nüfus artışının en hızlı yaşandığı sanayi merkezlerinden biri olan Gaziantep’te, resmi verilere göre kişi başına düşen yeşil alan miktarı 13,48 metrekare seviyesine ulaşmış durumdadır. Hızlı kentleşme ve yoğun göç baskısı altında biçimlenen bir metropol için bu rakam, ilk bakışta küresel asgari standartların üzerine çıkıldığını gösteren son derece kıymetli bir kentsel başarı parametresidir’’ ifadelerini kullandı.

Gaziantep ulusal ortalamanın üzerinde bir performans sergilemektedir

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), sağlıklı ve yaşanabilir bir kent yaşamı için kişi başına düşen en az yeşil alan miktarını 9 metrekare olarak belirlediğini kaydeden Özbadem, ‘’Gaziantep, DSÖ’nün belirlediği temel kentsel yaşam eşiğini belirgin bir farkla geride bırakmaktadır. Aynı şekilde Türkiye genelindeki kent merkezleri ağaçlık ve yeşil alan ortalamasının yaklaşık 12,63 metrekare olduğu düşünüldüğünde, Gaziantep ulusal ortalamanın da üzerinde bir performans sergilemektedir. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği’nde hedeflediği kişi başı 15 metrekarelik yasal sınıra da oldukça yaklaşılmıştır’’ şeklinde konuştu.

Gaziantep gibi yarı kurak iklim kuşağında yer alan ve iklim krizinin etkilerini sıcaklık artışı ve kuraklıkla hisseden bir kentte, yeşil alanların sadece estetik veya rekreasyonel alanlar olmadığına dikkat çeken Özbadem, park ve bahçelerin kentsel ısı adası etkisini azaltma, mikroflorayı destekleme ve yüzeysel akış suyunu yönetme gibi kritik ekolojik görevlerinin bulunduğunu belirtti.

Su tüketimi düşük kurakçıl peyzaj ve yerli bitki türleri tercih edilmeli

Özbadem, ‘’Gaziantep’in mevcut 13,48 metrekarelik alan varlığını niceliksel olarak büyütürken, niteliksel olarak da dönüştürmesi gerekmektedir. Şehir genelindeki park ve bahçelerde yağmur suyu harmanlama sistemlerinin entegre edilmesi, çim alanlar yerine su tüketimi düşük kurakçıl peyzaj ve yerli bitki türlerinin tercih edilmesi elzemdir. Sünger kent konseptiyle tasarlanacak yeşil koridorlar, kentin beton dokusu arasında doğal sünger görevi görerek hem su kaynaklarını koruyacak hem de biyoçeşitliliği artıracaktır’’ dedi.

Ana hedef, nesillere daha yeşil, serin ve yaşanabilir bir metropol bırak olmalı

‘Kentteki 13,48 metrekarelik yeşil alan miktarı, ulusal şartlarda takdir edilmesi gereken sağlam bir temel sunmaktadır’ ifadelerini kullanan Peyzaj Mimarı Özbadem, ‘’Kentin önündeki ana hedef; bu nicel birikimi, sürdürülebilir peyzaj mimarlığı ilkeleri ve iklim dirençli altyapı çözümleriyle harmanlayarak gelecek nesillere daha yeşil, serin ve yaşanabilir bir metropol bırakmaktır’’ açıklamasını yaptı.

Yeşil alan deyince aklımıza yalnızca ağaç ve çim gelmemeli

Helsinki, Stockholm, Kopenhag ve Oslo gibi kentlerde doğal alanlar, kent ormanları, parklar ve diğer yeşil altyapıların şehir planlamasının önemli parçaları olduğunu kaydeden Özbadem, ‘’Akademik araştırmalar da Kuzey Avrupa kentlerinin kişi başına yeşil alan açısından Avrupa'nın diğer bölgelerinden belirgin biçimde daha yüksek değerlere sahip olduğunu gösteriyor. Buradan Gaziantep için çıkarılacak ders, “Biz de Helsinki olalım” değildir. Gaziantep'in iklimi, suyu ve topografyası farklıdır. Yeşil alan deyince aklımıza yalnızca ağaç ve çim gelmemeli. Modern şehircilikte yeşil alan; park, kent ormanı, yürüyüş yolu, bisiklet rotası, çocuk oyun alanı, ağaçlı caddeler, yeşil koridor, yağmur suyunu toprağa kazandıran geçirgen alan, okul bahçesindeki ağaç demektir. Kısacası şehrin nefes almasını sağlayan bütün doğal alanların birbirine bağlanmasıdır’’ değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: Leyla Aysun GÖKŞEN