“Şehir Tiyatrosu Sokakta Tiyatro Festivali” kapsamında sahnelenen “Bey Mahallesi Öyküleri”, Gaziantep’in kent hafızasında iz bırakan olayları tarihi mekanların atmosferiyle buluşturdu.

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin kültür ve sanat hayatına kazandırdığı Şehir Tiyatrosu Sokakta Tiyatro Festivali, tarihi Bey Mahallesi’nde sanatseverlerle buluştu.

4-6 Eylül tarihleri arasında düzenlenen festival kapsamında sahnelenen “Bey Mahallesi Öyküleri”, kentin geçmişine ait hikayeleri günümüz izleyicisiyle buluştururken, tarihi sokakları da oyunun doğal sahnesine dönüştürdü.

Klasik tiyatro salonlarının aksine açık alanda gerçekleştirilen gösterimde, Bey Mahallesi’nin tarihi dokusu oyunun atmosferinin önemli bir parçası haline geldi.

Geçmişin hikayeleri

tarihi sokaklarda

yeniden hayat buldu

Zerrin Yanıkkaya’nın kaleme aldığı, Ahmet Serhat Artunç’un yönettiği “Bey Mahallesi Öyküleri”, “Kiraz” ve “Eski Sinema Sokağı / Nakıp Ali” isimli iki ayrı öyküden oluşuyor.

Oyunda Nil Gül ve Emirhan Gökyıldız sahne alırken, Şirvan Kalenderoğlu yönetmen yardımcılığını üstleniyor. Oyunun Genel Sanat Yönetmenliğini ise Nejat Şener yürütüyor.

İki farklı hikaye üzerinden Gaziantep’in geçmişine uzanan yapımda, bireysel anılarla kentin ortak hafızası iç içe aktarılıyor.

“Kiraz” ile çocukluk

anılarına yolculuk

Oyunun ilk öyküsü olan “Kiraz”, bir edebiyat öğretmeninin gözünden mahalleye sinmiş hatıraları ele alıyor.

Çocukluk arkadaşlığı ve geçmişte yaşananların zaman içerisinde hafızada bıraktığı izler üzerinden ilerleyen hikayede, bir kedinin hafızasında yeniden canlanan geçmişin izleri de anlatının önemli parçalarından birini oluşturuyor.

Böylece seyirci yalnızca bir tiyatro oyununu izlemekle kalmıyor, Bey Mahallesi’nin sokakları eşliğinde geçmişe doğru bir yolculuğa çıkıyor.

Nakıp Ali’nin sinema

hikayesi sahneye taşındı

Oyunun ikinci bölümü olan “Eski Sinema Sokağı / Nakıp Ali” ise Gaziantep’in sinema tarihine uzanıyor.

Antep’in ilk sinemasının doğuşunu konu alan hikayede, geçmişte farklı amaçlarla kullanılan tarihi bir mekanın zaman içerisindeki dönüşümü anlatılıyor.

Kiliseden yetimhaneye, ardından sinemaya dönüşen tarihi mekanın hikayesi, tiyatronun anlatım gücüyle seyirciye aktarılıyor.

Nostaljik atmosferiyle dikkat çeken öykü, Gaziantep’in kültürel geçmişinde önemli bir yere sahip olan sinema kültürüne de ışık tutuyor.

Tiyatro ile tarihi mekan

aynı sahnede buluştu

“Bey Mahallesi Öyküleri”nin en dikkat çeken özelliklerinden biri, tiyatro ile tarihi mekanın aynı anlatının parçası haline getirilmesi oldu.

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu tarafından hazırlanan yapımda klasik sahne anlayışının dışına çıkılarak Bey Mahallesi’nin sokakları gösterimin doğal dekoru olarak kullanıldı.

Seyirciler, hikayeleri kapalı bir salonda değil, anlatılan geçmişin izlerini taşıyan tarihi sokaklarda takip etti.

Bu yönüyle festival, tiyatroyu yalnızca izlenen bir sanat dalı olmaktan çıkararak izleyicinin mekanla ve hikayeyle doğrudan bağ kurduğu farklı bir deneyime dönüştürdü.

Kent hafızası tiyatro

aracılığıyla yeniden

keşfediliyor

Oyunda bellek, zaman ve mekan ilişkisi merkeze alınırken, bireysel anılar Gaziantep’in ortak kent hafızasının parçaları olarak sahneye taşınıyor.

Geçmişin seslerinin bugünün sokaklarında yeniden duyulmasını sağlayan gösterimle, mahalle hikayeleri yalnızca anlatılmıyor; izleyicinin tarihi mekanın atmosferini deneyimlemesiyle yeniden yaşatılıyor.

Festival kapsamında Bey Mahallesi’ni ziyaret eden sanatseverler, bir yandan tiyatro gösterisini takip ederken diğer yandan Gaziantep’in tarihi dokusuyla iç içe bir kültür-sanat deneyimi yaşama fırsatı buldu.

Alpay: “Bey Mahallesi,

kültürümüz ve sanatımız

için çok önemli”

Festivalin açılışında konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Oya Alpay, şehir tiyatrosunun kuruluşundan bugüne geldiği noktaya dikkat çekti.

Şehir tiyatrosunun yaklaşık 5 yıl önce kurulduğunu belirten Alpay, aradan geçen süreçte tiyatronun kent kültürüne önemli katkılar sunduğunu ifade etti.

Alpay, şehir tiyatrosunun şu anda 15’inci oyununu sahnelediğini belirterek, Bey Mahallesi’nin bu çalışma için özellikle tercih edildiğini söyledi.

Alpay, “Şehir tiyatromuz gerçekten şehre çok önemli katkılar sundular. Şu anda 15’inci oyunumuzu oynuyoruz. Şehir tiyatromuzu biz Bey Mahallesi'nin içine kurguladık. Bey Mahallesi, kültürümüz ve sanatımız için çok önemli. Şehir tiyatromuzda oyunu Bey Mahallesi'nin içinde kurgulandı” dedi.

Ateş: “Sanatı salonlardan

tarihi sokaklara taşıdık”

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Kültür, Bilim, Sanat Daire Başkanı Hüseyin Ateş de kenti kültür, sanat ve bilim şehri haline getirme hedefi doğrultusunda sanatın farklı alanlarına destek verdiklerini söyledi.

“Sokakta Tiyatro Festivali”nin Gaziantep’te bir ilk olduğuna dikkat çeken Ateş, festivalle birlikte kentin kadim kültürünü tarihi sokaklarda vatandaşlarla buluşturduklarını ifade etti.

Ateş, “Bugün de şehrimizde yine ilk olan ‘Sokakta Tiyatro Festivali’ ile kadim kültürümüzü kadim şehrimizin oyunları, sanatı salonlardan şehrimizin tarih ve kültür kokan sokaklarında hemşerilerimizle buluşturduk” dedi.

Festival programına ilişkin de bilgi veren Ateş, Türkiye’nin farklı bölgelerinden 6 aktif oyun grubunun yanı sıra Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu ekibinin katılımıyla toplam 9 oyunun sahneleneceğini belirtti.

Gaziantep’in geçmişi

sanatla geleceğe taşınıyor

Şehir Tiyatrosu Sokakta Tiyatro Festivali, Gaziantep’in kültürel mirasının sanat aracılığıyla yeniden yorumlanması açısından da dikkat çekti.

Tarihi Bey Mahallesi’nin sokaklarında gerçekleştirilen gösterimler, kentin geçmişine ait hikayeleri yeni kuşaklarla buluştururken, tarihi mekanların kültür-sanat faaliyetleriyle yeniden keşfedilmesine de imkan sağladı.

“Bey Mahallesi Öyküleri” ile Gaziantep’in kent hafızasında yer eden hikayeler yeniden hayat bulurken, festivalin tiyatro ile tarihi dokuyu bir araya getiren yapısıyla kentin kültür-sanat etkinliklerine farklı bir soluk getirmesi hedeflendi.

Bey Mahallesi’nin tarihi sokaklarında gerçekleştirilen festival, Gaziantep’in geçmişini bugünün sanat diliyle buluşturarak kent hafızasının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından dikkat çeken bir kültür-sanat etkinliği olarak öne çıktı.

Kaynak: Haber Merkezi