Eğitim Sen Gaziantep Kadın Şube Meclisi Sözcüsü Gülfidan Özpolat, ‘’Çocuk yaşta ve zorla evliliklerin, çocuk işçiliğinin, istismarın ve şiddetin önlenmesi; kız çocuklarının eğitimden kopmasının engellenmesi için kamusal, bütünlüklü ve hak temelli sosyal politikalar hayata geçirilmelidir’’ şeklinde konuştu.
Geleceklerini özgürce belirleme olanaklarından yoksun kalmaktadır
Demokratik hak ve özgürlüklerin daraltılmasının, kadınların ve kız çocuklarının kazanılmış haklarının hedef alınmasının, savaş ve çatışmaların yaygınlaşmasının, milyonlarca çocuğun yaşamını ve geleceğini tehdit ettiğini ifade eden Özpolat, ‘’Dünyanın farklı coğrafyalarında kız çocukları; savaşlar, çatışmalar, yoksulluk, şiddet ve ayrımcılık nedeniyle başta yaşam hakkı olmak üzere eğitim, sağlık ve güvenlik gibi en temel haklarından mahrum bırakılmakta; çocukluklarını güven içinde yaşama ve geleceklerini özgürce belirleme olanaklarından yoksun kalmaktadır’’ ifadelerine yer verdi.
Kız çocuklarının yaşamları ve gelecekleri tehdit altında
Filistin'de, Sudan'da, Afganistan'da ve dünyanın savaş, çatışma ve ağır hak ihlalleriyle karşı karşıya kalan pek çok bölgesinde kız çocuklarının yaşamlarının ve geleceklerinin tehdit altında olduğunu vurgulayan Özpolat, bombardımanların, açlığın, zorunlu göçün, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimin engellenmesinin, çocuk yaşta ve zorla evlilikler ile cinsiyete dayalı şiddetin, kız çocuklarını çok yönlü hak ihlalleriyle karşı karşıya bıraktığını belirtti.
Kız çocuklarının temel haklarının ellerinden alınmasını meşrulaştıramaz
Özpolat, ‘’Afganistan'da kız çocuklarının eğitim hakkına yönelik yasaklar, savaş bölgelerinde okulların yıkılması ve eğitimin kesintiye uğraması, kız çocuklarının geleceğini karartan uygulamaların başında gelmektedir. Hiçbir savaş, hiçbir siyasal iktidar, hiçbir dinsel ya da geleneksel gerekçe, kız çocuklarının temel haklarının ellerinden alınmasını meşrulaştıramaz’’ açıklamasını yaptı.
Yoksulluğun çocukları eğitimden koparması kabul edilemez
Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) üzerinden çocuk emeğinin yaygınlaştırılmasının, eğitim çağındaki çocukların ucuz iş gücü olarak görülmesinin ve yoksulluğun çocukları eğitimden koparmasını kabul edilemez olduğunun altını kalın harflerle çizen Özpolat, ‘’Çocukların yeri işyerleri değil, okullardır. Devletin sorumluluğu, kız çocuklarının yaşam ve eğitim hakkını yalnızca yasal düzenlemelerle tanımak değil, bu hakları fiilen güvence altına almaktır’’ dedi.
Çocuk haklarını güvence altına alan kamusal politikalar hayata geçirilmeli
Kız çocuklarının yaşam hakkının güvence altına alınmadığı, eşit haklara sahip olmadığı bir toplumda gerçek anlamda eşitlikten, demokrasiden ve özgürlükten söz edilemeyeceğini aktaran Özpolat, ‘’Kız çocuklarının çocukluklarını güven içinde yaşayabildiği, hayallerinin yoksulluk, ayrımcılık, savaşlar ve toplumsal baskılarla sınırlandırılmadığı bir gelecek mümkündür. Bu geleceğin kurulması, çocuk haklarını güvence altına alan kamusal politikaların hayata geçirilmesini ve savaşlara, eşitsizliklere, ayrımcılığa karşı ortak mücadeleyi gerektirmektedir’’ değerlendirmesinde bulundu.
Toplumsal cinsiyet rollerinin belirlediği bir yaşama mahkum edilemez
Eğitim Sen Gaziantep Kadın Şube Meclisi Sözcüsü Gülfidan Özpolat, konuşmasını şöyle bitirdi: ‘’Kız çocukları savaşların, yoksulluğun, şiddetin, istismarın, çocuk yaşta zorla evliliklerin, çocuk işçiliğinin ve toplumsal cinsiyet rollerinin belirlediği bir yaşama mahkum edilemez. Kız çocuklarının yeri okullarda, oyun alanlarında, bilimde, sanatta, sporda ve yaşamın her alanındadır. Her kız çocuğu, yaşam hakkının güvence altında olduğu, barışın, eşitliğin ve özgürlüğün hâkim olduğu bir dünyada yaşamayı hak etmektedir.’’





