Son dönemlerde silahlı çatışmaların yaşandığı, iş yeri kurşunlamanın ve mahalle aralarında silah sıkmaların yaşandığı kentte insanlar sokaklara çıkmaya korkar hale geldi.
Toplumda ciddi bir güvensizlik hissi oluştu
Son günlerde Gaziantep’te yaşanan silahlı çatışmalar, iş yeri baskınları ve şiddet nedeniyle toplumda ciddi bir güvensizlik hissinin oluştuğunu kaydeden Psikolog Zeynep Buse Yengil, ‘’İnsanlar dışarı çıkarken, çocuklarını okula gönderirken ya da günlük hayatını sürdürürken eskisine göre daha fazla kaygı hissedebiliyor’’ ifadelerini kullandı.
Bir süre sonra silah, kavga ya da saldırıları sıradanlaşıyor
Psikolojik açıdan incelendiğinde şiddetin sık görünür hale gelmesinin toplumun ruh halini doğrudan etkilediğini, çünkü insan zihninin sürekli maruz kaldığı şeylere zamanla alıştığını belirten Yengil, bir süre sonra silah, kavga ya da saldırı haberlerinin sıradanlaşmaya başladığının altını çizerken, asıl tehlikeli noktanın bu olduğunu belirtti.
Şiddetin normalleşmesi gençler üzerinde ciddi bir etki bırakabiliyor
Şiddetin normalleşmesinin, özellikle gençler üzerinde çok ciddi bir etki bırakabildiğini söyleyen Yengil, ‘’Öfkenin bir çözüm yolu gibi görülmesi, insanların tahammül seviyesinin düşmesi ve en küçük tartışmalarda bile saldırgan davranışların ortaya çıkması aslında toplumsal bir yorgunluğun işareti. Son dönemlerde bu tarz olayların artmasının altında tek bir neden yok. Ekonomik baskılar, insanların giderek artan stres düzeyi, tahammülsüzlük, sosyal medyada şiddetin sürekli görünür olması ve bireylerin öfkesini sağlıklı şekilde ifade edememesi önemli etkenlerden bazıları’’ değerlendirmesini yaptı.
Korkutma ya da kendini kabul ettirme çabası bireyleri şiddete yönlendiriyor
‘İnsanlar kendini çaresiz, sıkışmış ya da değersiz hissettiğinde dürtüsel davranışlar daha fazla ortaya çıkabiliyor’ diyen Yengil, ‘’Toplumda “güçlü görünme”, korkutma ya da kendini kabul ettirme çabasının da bazı bireyleri şiddete yönlendirdiğini görüyoruz. Küçük tartışmaların bile kısa sürede büyümesi, insanların artık duygularını yönetmekte zorlandığını gösteriyor’’ şeklinde konuştu.
Günlük hayatın getirdiği yükler birçok insanın öfke kontrolünü zorlayabiliyor
Gaziantep gibi temposu yüksek, ekonomik ve sosyal yükü ağır şehirlerde insanların uzun süredir ciddi bir stres altında yaşadığını sözlerine ekleyen Yengil, ‘’Geçim kaygısı, yoğun çalışma hayatı, sosyal baskılar ve günlük hayatın getirdiği yükler birçok insanın öfke kontrolünü zorlayabiliyor. Tabii bu hiçbir şekilde şiddeti haklı göstermez ama yaşanan olayları sadece “asayiş sorunu” olarak değerlendirmek de eksik kalır. Çünkü toplumun psikolojik olarak da ciddi anlamda yorulduğunu görmek gerekiyor’’ ifadelerini kullandı.
Toplum ruh sağlığını destekleyecek çalışmalar çok daha önemli hale geldi
Psikolog Yengil, ‘’Özellikle çocukların ve gençlerin bu kadar fazla şiddet haberine maruz kalması ayrıca düşündürücü. Sürekli çatışma görüntüleri görmek, insanların birbirine karşı tahammülsüzlüğünü izlemek çocukların dünyasında “güvenli toplum” algısını zedeliyor. Bu nedenle sadece güvenlik önlemleri değil, toplum ruh sağlığını destekleyecek çalışmalar da artık çok daha önemli hale geldi’’ açıklamasını yaptı.
En çok ihtiyaç duyduğumuz şey daha fazla öfke değil, daha fazla sağduyu
Günümüzde en fazla ihtiyaç duyulanın sağduyu, iletişim ve psikolojik farkındalık olduğunu vurgulayan Psikolog Zeynep Buse Yengil, konuşmasını şöyle sonlandırdı: ‘’İnsanların kendini ifade edebildiği, destek alabildiği, öfkesini sağlıklı şekilde yönetebildiği bir toplumsal yapı oluşturulmadıkça bu gerginlik hali devam edecektir. Şiddetin arttığı toplumlarda insanlar yalnızca fiziksel olarak değil, psikolojik olarak da kendini güvende hissetmemeye başlar. Bu yüzden bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey; daha fazla öfke değil, daha fazla sağduyu, iletişim ve psikolojik farkındalık gibi görünüyor.’’





