Ülke genelinde kadınlara yönelik şiddet dur durak bilmiyor. Bu gidişle de bitecek gibi de görünmüyor. Son zamanlarda yaşanan kadın cinayetlerine baktığımızda gerçekten içimiz parçalanıyor…

Geçtiğimiz haftalarda Gaziantep’te bir kadın, boşanma aşamasındaki eşi tarafından eli kolu koli bandıyla bağlanarak, başından aşağıya kezzap dökülerek yakıldı.

İstanbul’da bir kadın yabancı uyruklu sevgilisinin başını kesti…

Baştan aşağı kezzap döken veya kadının başını kesen kişilerin gerçekten ruh hallerini merak ediyorum…

Bunlar sadece bizim okuduklarımız. Daha bizim bilmediğimiz veya haberdar olmadığımız nice şiddet olayları yaşanıyor…

Öyle bir noktaya geldik ki kadınların sokakta yürürken, evden çıkarken, çalıştıkları işyerlerinde hatta kendilerini en güvende hissettikleri yaşam alanı diye tabir edilen kendi evlerinde öldürülüyorlar.

İnsan olan bunu yapmaz…

Ayrıca şöyle bir durum söz konusu. Saldırgan takım elbise giyip, yaptıklarımdan pişmanın ifadesini kullandıktan sonra cezai indirim alıyor. Bu tür insanlara hiçbir şekilde ceza da indirim yapılmamalı.

Hatta en ağır ceza verilmeli, ömür boyu hapisten çıkmamalı…

Dört duvar arasında çürümeye mahkum edilmeli…

Bir insanı hayatı bu kadar ucuz olmamalı…

YAŞAMAK her kadının en doğal hakkıdır…

Kadın Sivil Toplum Kuruluşları, sürekli olarak saha da kadın cinayetlerini son basın açıklamaları gerçekleştiriyor, yani bir şeyler yapma çalışıyorlar. Bu sivil toplum kuruluşlarının çağrılarına, söylediklerine kulak verilmeli, kulak tıkanmamalı.

2026 yılı kadınlara yönelik şiddetin son bulduğu bir yıl olmasını temenni ediyorum…

BU DÜNYA KADINLARLA GÜZEL…

KADINLARIN KIYMETİNİ BİLİN…