50-55 yıldan beri 1,5 metre işyerinde tenekeci mesleğini yaşatmaya çalışan Tenekeci Esnafı Ahmet Telefoncu, mesleğin teknolojiye yenik düştüğünün altını çizdi.

1,5 metre işyerinde 60 yıldan beri hizmet veriyor

Telefoncu, ‘’1,5 metre işyeri içerisinde evine ekmek götürmek her insanın harcı değil. 60 yıldan beri halka hizmet ediyoruz, ömrü el verdiği süre boyunca da çalışmaya devam edeceğiz’’ mesajını verdi.

Soy isminin hikayesini anlatan Telefoncu, ‘’Büyük dedemiz muhaberecilik ettiğinden dolayı soy adı kanunu çıktığında ‘Postacı mı, yoksa muhaberece mi’ diye konuşmuşlar, bu ikisi de olmaz deyip telefoncu soy adını vermişler’’ ifadelerini kullandı.

El emeği alın teri ve göz nuru dökerek çalışıyoruz

1966 doğumlu ve meslekte 3. kuşak olduğunu ifade eden Telefoncu, ‘’Yaklaşık 50-55 yıldan beri bu mesleği icra ediyorum. Çocukken meslek seçme şansımız olmadığından büyüklerimiz hangi mesleğe yerleştirirse o mesleği öğrenirdik. Bizde dedemizin ve babamızın yanında bu mesleği öğrendik. Bu mesleği seçtiğim için şikayetçi değilim, çünkü evimize ekmeğimizi götürüyoruz. El emeği alın teri ve göz nuru dökerek çalışıyoruz’’ dedi.

Teknolojiye yenik düştüğümüz için bizler ikinci ve üçüncü plana atıldık

Telefoncu, ‘’50 yıl önce tüm ev aletleri ile araç ve gereçler teneke ile yapılıyordu, teneke; yumuşak iki tarafı kalaylı malzemenin cinsidir. Şimdi ise teknolojiye yenik düştüğümüz için bizler ikinci ve üçüncü plana atıldık. Dolayısıyla artık tatlıcıların kullandığı tatlı kalıplarını, tulumba yıldızlarını ve tamirat işlerini yapıyoruz’’ şeklinde konuştu.

Şu anda bu mesleği yaşatan son kişiyim

Kendilerinin mesleğin son temsilcileri olduğunu kaydeden Telefoncu, ‘’Bizim gibi son nesil olan ustaları toplatıp çırak yetiştirip, istihdam sağlamamız gerekiyor. Kendi sigorta primlerimizi zor ödüyoruz, çırağa verecek paramız yok. Dolayısıyla devletin destek çıkması lazım. Şu anda bu mesleği yaşatan son kişiyim. Benim dışımda 98 yaşında bir ustamız vardı ama o sağlık nedenleriyle mesleği bırakmak zorunda kaldı’’ değerlendirmesini yaptı.

Kaynak: Özer KARINCA