39. Ahilik Haftası kapsamında Gaziantep’te yılın ahisi seçilen buzdolabı ve çamaşır makine esnafın Hüseyin Köseoğlu, İlkhaber Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulundu.
Maddiyat her zaman ikinci planda hizmetini ve sanatını ön planda tutulmalı
Köseoğlu, ‘’Esnaf her sabah dükkanı besmele ile açmalı, dükkanı tertemiz olmalı, sonuçta dükkan kendisinin ekmek kapısı ve evidir. Aynı zamanda dürüsttür, vatandaşı kandırmaz, verdiği sözün arkasında durur, işini en iyi şekilde yapar, işine kesinlikle hile karıştırmak, maddiyat her zaman ikinci planda hizmetini ve sanatını ön planda tutar. Müşteriye karşı güler yüzlü olmalı, bir bardak çay veya kahve ikram etmeli. Çünkü bir esnaf, sadece kendisini değil, tüm sektörü temsil eder’’ dedi.
Beni ahiliğe layık görenlere teşekkür ederim
Yılın ahisi seçildiği için mutlu olduğunu dile getiren Köseoğlu, ‘’1978 yılında mesleğe ilk adımı attım ve 48 yıldan beri de bir fiil mesleğimi icra ediyorum. Bu sene de 39. Ahilik Haftası kapsamında Gaziantep Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliğimiz, Gaziantep Buzdolabı ve Çamaşır Makinesi Odamız ve Sanayi İl Müdürlüğümüz düzenlediği toplantıda ‘Beni’ yılın ahisi olarak seçmişler. Bu beni gerçekten de çok duygulandırdı ve mutlu etti. Çünkü ‘Ahilik’ unvanı almak, bu mesleğin en üst mertebesidir. Beni ahiliğe layık görenlere teşekkür ederim’’ ifadelerini kullandı.
Şu anda bu sektörün yaşayan en eski ustasıyız
Köseoğlu, ‘’Şu anda bu sektörün yaşayan en eski ustasıyız. Bu mesleğe yıllarımı verdim, gece-gündüz demeden işimizi en iyi şekilde yapmak için çalıştık, gayret gösterdik, çabaladık. Bugüne kadar yetiştirdiğim ustaların sayısını unuttum, hepsi kendi dükkanlarını açtılar. Lakin mevcut eğitim sisteminden dolayı çırak ne yazık ki yetişmez oldu’’ değerlendirmesinde bulundu.
Sektörde çırak sorunu yaşanıyor
Sektörde çırak sorunu yaşandığını anlatan Köseoğlu, ‘’Esnaflıkta çırak-kalfa ve ustalık ilişkisi söz konusu. 1980’li yıllarda Akyol Mahallesi’nde küçük bir dükkanımız olmasına karşın 10-15 çırak vardı. Çünkü her meslek bir altın bileziktir. Ama günümüzde şartlar değişti, eğitim sistemi 4+4+4’e dönüştükten sonra çırak sonu ortaya çıkmaya başladı. Şu anda Çıraklık Eğitim Merkezleri veya meslek liseleri aracılığıyla çırak ihtiyacı karşılanmaya çalışılıyor ama yeterli gelmiyor. Çünkü kişi liseyi bitirdiğinde 18 yaşında oluyor, bu yaştan sonra kişiye ne öğretebilirsin. ‘Ağaç yaş iken eğilir’ diye bir söz var, kişi de mesleğe küçük yaşlardan itibaren başlamalı ki öğrenebilsin’’ şeklinde konuştu.
Usta olmak isteyen kişinin yolu çıraklıktan başlıyor
‘Çırak sektörün geleceğidir’ diyen Köseoğlu, ‘’Usta olmak isteyen kişinin yolu çıraklıktan başlıyor. Çırak, ilk önce yerleri temizleyecek, kahve veya çay getirecek. Daha sonra ise kalfa olacak eli anahtar tutmaya başlayacak. Tüm anahtarları bilecek, usta istediğinde hemen verebilmeli. Ondan sonra usta gözetiminde tamir yapmaya başlayacak. Bir kişinin usta olabilmesi en az 7-8 yıl geçmesi gerekiyor’’ dedi.
Bu şekilde sürerse birçok esnaf iflas bayrağını çeker
Sektörün zor bir dönemden geçtiğini kaydeden Köseoğlu, ‘’Ekonomik kriz tüm sektörleri etkilediği gibi bizim sektörümüzü de olumsuz etkiledi. İşlerimizde yüzde 50’nin üzerinde düşüş yaşandı. Şu anda çarklarımızı çok zor döndürüyoruz, eğer ekonomi bu şekilde sürerse birçok esnaf iflas bayrağını çeker’’ uyarısında bulundu.





