Eğitim İş, 319 üniversite öğrencisiyle gerçekleştirdiği anketin sonuçlarını rapor haline kamuoyuna sundu. Söz konusu raporda üniversite öğrencilerinin hem eğitim sürecinde katlandıkları maliyetin boyutu hem de geleceğe yönelik beklentileri detaylı ortaya konuldu.
3 öğrenciden 2’si yurtdışında yaşama planı var
Eğitim İş Gaziantep Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Tutar, ‘’Ankette gençlere mezuniyet sonrası için yurtdışına yerleşme planlarının olup olmadığını sorulduğunda yüzde 68 bu yönde bir planının olduğu söylemiştir. Başka bir ifadeyle şu an yükseköğretimde eğitime devam eden 3 öğrenciden 2’si yurtdışında yaşama planı olduğunu söylemiştir’’ dedi.
Gençlerin yüzde 54’ü gelecekten umutlu değil
Tutar, ‘’Yurtdışına yerleşme planının birçok nedeni olsa da ankete katılan öğrencilerin yüzde 64’ü için en önemli gerekçe “Türkiye’de iş bulabilseler bile elde edecekleri gelirin yetersiz kalacağını” düşünmeleri olmuştur. Ülkede yaşanan gençlerin önünde büyük engeller oluşturan tüm bu sorunların sonunda gelecek umutlu olup olmadıkları sorulmuş ve yüzde 54’ü yani yarısından fazlası bu soruya olumsuz cevap vermiştir. Üniversite öğrencilerinin yaşadığı barınma, geçim ve gelecek sorunları birbirinden bağımsız değildir; eğitimi kamusal bir hak olmaktan çıkararak piyasanın ve ailelerin omuzlarına yükleyen politikaların birbirini tamamlayan sonuçlarıdır’’ tespitini yaptı.
Onların eğitim hakkını güvence altına almak anlamına gelmemektedir
Tutar, ‘’Araştırma üniversite öğrencilerinin artık yalnızca hangi bölümde okuyacağını veya hangi mesleği yapacağını değil; barınma, beslenme ve ulaşım giderlerini nasıl karşılayacağını düşündüğünü ortaya koymaktadır. Üniversitenin kapısını gençlere açmak, onların eğitim hakkını güvence altına almak anlamına gelmemektedir. Öğrenciye barınabileceği bir yurt, sağlıklı beslenme olanağı, ulaşım desteği ve insanca yaşayabileceği koşullar sunulmuyorsa yükseköğretim kâğıt üzerinde erişilebilir, gerçekte ise parası olanların ulaşabildiği bir ayrıcalık hâline gelmektedir’’ şeklinde konuştu.
Kayıt dışı istihdamın en düşük oranı 25-29 yaş grubuna aittir
‘EUROSTAT tarafından yapılan araştırmaya göre Türkiye’de üniversite mezunu 4 gençten biri ne eğitimde ne istihdamdadır’ diyen Tutar, ‘’ILO verilerine göre; Türkiye’de kayıt dışı istihdamın en yaygın olduğu yaş grubu çocuk işçiliğini de içine alan 15-19 yaş grubudur. Kayıt dışı istihdamın en düşük oranı 25-29 yaş grubuna aittir ancak orada bile oran yüzde 10’un üstündedir. Güvencesiz olan kayıt dışı istihdam, emek sömürüsüne büyük bir alan açarken, geleceği görememe sorununu da beraberinde getirmektedir’’ ifadelerini kullandı.
Bir öğrencinin kiralık ev için aylık diğer harcama kalemleri ile birlikte en az 58 bin 297 TL’ye, özel yurt için en az 57 bin 985 TL’ye katlanmak zorunda kaldığını dile getiren Tutar, ‘’İlk ödemede aylık tutarlara bir aylık barınma maliyeti kadar ödenmesi gereken depozito tutarı da eklenmektedir. Devlet (KYK) yurt fiyatları dikkate alındığında ilk ay güvence bedeli ile birlikte toplam tutar en düşük 28 bin 295 TL, aylık tutar ise en düşük 26 bin 735 TL’dir’’ açıklamasını yaptı.
Tutar, ‘’Asgari ücretin 28 bin 75 TL, en düşük emekli maaşının 23 bin 552 TL ve en düşük kamu emekçisi maaşının 70 bin 224 TL olduğu ortamda aylık bir üniversite öğrencisinin harcama tutarının en düşük haliyle 26 bin 735 TL olması aslında eğitimin önündeki ekonomik zorlukları ortaya koymaktadır. Bu tabloya göre öğrencinin en düşük aylık harcama tutarı ile asgari ücretten artan para yalnızca bin 340 TL olurken, kiralık ev ya da özel yurtta kalma ihtimali ulaşılması imkânsız bir seçenektir. Bu nedenle öğrenciler özellikle kiralık ev söz konusu olduğunda birden fazla kişiyle kirayı bölüşmek zorunda kalmaktadır. Bu da çoğu zaman kalabalık evler, özel alanın dahi büyük oranda ortadan kalkması durumlarını beraberinde getirmektedir’’ değerlendirmesini yaptı.





