Geçen yılın aynı dönemine göre ihracatını yüzde 5,6 artıran bölge, Türkiye’nin toplam sektör ihracatından aldığı yüzde 30,9’luk payla bölgesel liderliğini sürdürdü. Eylül ayında 300,3 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiren bölge, özellikle ayçiçek yağı ve makarna ihracatındaki artışla öne çıktı.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Türkiye’nin hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatında önemli bir paya sahip olmayı sürdürüyor. Bölge, 2026 yılının eylül ayında gerçekleştirdiği 300,3 milyon dolarlık ihracatla sektördeki güçlü konumunu korudu.

Yılın ilk üç çeyreğini kapsayan ocak-eylül döneminde ise bölgenin sektörel ihracatı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 5,6 artarak 2,8 milyar dolara yükseldi. Türkiye’nin toplam hububat sektörü ihracatının yüzde 30,9’unu karşılayan Güneydoğu Anadolu, ülke ihracatındaki ağırlığını bir kez daha ortaya koydu.

Bölgenin ihracat performansında ürün çeşitliliği, farklı coğrafyalara yayılan pazar ağı ve temel gıda ürünlerine yönelik talep etkili oldu. Ancak uluslararası piyasalardaki ekonomik gelişmeler, ülkelerin ithalat politikaları ve finansmana erişim koşulları, sektörün gelecek dönem performansı açısından yakından takip edilmesi gereken başlıklar arasında yer aldı.

Dokuz ayda 3,3 milyon ton ürün ihraç edildi

Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin ihracatındaki artış, miktar bazındaki verilere de yansıdı. Ocak-eylül döneminde sektörün ihracat miktarı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,7 yükselerek 3,3 milyon tona ulaştı.

Dokuz aylık süreçte bölgeden 931,1 bin ton makarna, 568,6 bin ton buğday unu ve 338,6 bin ton ayçiçek yağı ihraç edildi. Bu rakamlar, bölgenin hem temel gıda ürünlerinde hem de işlenmiş tarım ürünlerinde uluslararası pazarlardaki varlığını sürdürdüğünü gösterdi.

Hububat ve mamulleri sektörünün ihracatında makarna ve un gibi ürünlerin yanı sıra bitkisel yağlar da önemli bir yer tuttu. Özellikle ayçiçek yağı ihracatında kaydedilen yükseliş, sektörün toplam gelirine katkı sağlayan başlıca gelişmelerden biri oldu.

Ayçiçek yağı ihracatı 563

milyon dolara yükseldi

Bölgenin en fazla ihracat geliri elde ettiği ürün, ayçiçek yağı oldu. Ocak-eylül döneminde ayçiçek yağı ihracatı yüzde 26,1 artışla 563 milyon dolara ulaştı. Böylece ayçiçek yağı, bölgenin sektörel ihracatında ilk sırada yer aldı.

İkinci sırada bulunan makarna ihracatı da artışını sürdürdü. Makarna ihracatı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 13,1 yükselerek 502,7 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Ayçiçek yağı ve makarnada görülen artış, bölgenin toplam ihracat gelirinin yükselmesinde etkili oldu. Temel gıda ürünlerine yönelik talebin devam etmesi, bu ürünlerin farklı pazarlardaki konumunu korumasına katkı sağlarken uluslararası rekabet, maliyetler ve ithalatçı ülkelerin politikaları da ihracatçıların kararlarında belirleyici olmaya devam etti.

Orta Doğu ve Afrika, ihracatın

önemli pazarları oldu

Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin ihracatında Orta Doğu ve Afrika ülkeleri ağırlığını korudu. Yılın ilk dokuz ayında Orta Doğu'ya yapılan ihracat 1,2 milyar dolara yaklaşırken Afrika ülkelerine gerçekleştirilen ihracatın toplam değeri 984 milyon dolara ulaştı.

Bu rakamlar, bölgenin özellikle temel gıda ürünlerine yönelik talebin yoğun olduğu pazarlardaki konumunu ortaya koydu. Bununla birlikte ihracat pazarlarındaki ekonomik koşulların birbirinden farklılaşması, ürün bazında yeni stratejiler geliştirilmesini gerekli kılıyor.

Satın alma gücü, dövize erişim, ithalatın finansmanı ve tüketim alışkanlıkları, ülkelerin ürün tercihlerini doğrudan etkileyen unsurlar arasında bulunuyor. Bazı pazarlarda un ve bitkisel yağ gibi temel gıdalara yönelik talep güçlenirken daha yüksek katma değerli ve ambalajlı ürünlerin alımlarında daha temkinli davranılabiliyor.

Bu nedenle ihracat performansının yalnızca toplam tutar üzerinden değerlendirilmesinin yeterli olmayacağına dikkat çekilirken, pazarlardaki talebin niteliğinin ve ekonomik koşulların da dikkate alınması gerektiği vurgulanıyor.

Kadooğlu: İhracat verilerindeki

değişim, hedef ülkelerdeki

dönüşümle bağlantılı

Yılın ilk üç çeyreğine ilişkin ihracat sonuçlarını değerlendiren Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Yönetim Kurulu Üyesi ve Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) Hububat Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, sektörün performansının yalnızca toplam ihracat rakamları üzerinden okunmaması gerektiğini belirtti.

Ülkelerin ekonomik koşulları, tüketim tercihleri ve dış ticaret dinamiklerinin birbirinden farklılaştığına dikkat çeken Kadooğlu, bölgesel savaşların ve ekonomik gelişmelerin hedef pazarlardaki talep yapısını etkilediğini ifade etti.

Kadooğlu, özellikle satın alma gücü, dövize erişim ve temel gıda ihtiyacının öne çıktığı ekonomilerde ithalat eğilimlerinin değişebildiğini belirterek Afrika'daki bazı ülkelerde döviz likiditesinin zayıflamasının temel gıda ürünlerine yönelimi güçlendirdiğini kaydetti.

Bu durumun un ve bitkisel yağ gibi ürünlere yönelik talebi artırabildiğini, buna karşılık daha yüksek katma değerli ve ambalajlı ürünlerde alımların daha temkinli hale gelebildiğini dile getiren Kadooğlu, ihracat stratejisinin bu farklılıklar dikkate alınarak oluşturulması gerektiğini vurguladı.

Kadooğlu, farklı gelir gruplarına, tüketim alışkanlıklarına ve ekonomik koşullara sahip pazarlardaki değişimlerin hızlı okunmasının önemine işaret ederek Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin ürün ve ihracat tercihlerini değişen şartlara göre şekillendirmeye çalıştığını ifade etti.

Irak, Cezayir ve Mısır'daki

gelişmeler yakından izleniyor

Hedef ülkelerin yalnızca tüketim tercihlerinin değil, gıda ve dış ticaret politikalarının da değiştiğini belirten Kadooğlu, ihracatçıların bu gelişmeleri yakından takip etmesi gerektiğini söyledi.

Bazı pazarlarda ithalatın finansmanı ve ödeme koşulları yeniden düzenlenirken bazı ülkelerin yerli üretim kapasitelerini güçlendirmeye yönelik politikalar geliştirdiğini kaydeden Kadooğlu, bu değişimlerin geleneksel ticaret ilişkilerini etkileyebileceğine dikkat çekti.

Irak'ta ithalat vergilerinin sevkiyat öncesinde peşin ödenmesine ilişkin yeni uygulamanın, ihracatçılar açısından dikkate alınması gereken gelişmeler arasında bulunduğunu belirten Kadooğlu, Cezayir'in makarna ve bisküvi gibi ürünlerde yurt içi üretimi teşvik eden yaklaşımının da pazar koşullarını değiştirebileceğini ifade etti.

Mısır'ın buğday üretimi ve ithalatını artırarak un ihracatını özellikle Doğu Afrika pazarlarına doğru büyütme hedefinin de bölgesel ticaret açısından önemli olduğunu belirten Kadooğlu, farklı ülkelerde devreye giren yeni üretim kapasitelerinin geçmişte ithalata dayalı olan ticaret modellerini değiştirebileceğini dile getirdi.

Bu gelişmelerin yalnızca tek tek ülkelerde yaşanan değişiklikler olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Kadooğlu, küresel gıda arzının ve ticaretinin ülkelerin kendi ekonomik öncelikleri doğrultusunda yeniden şekillendiğini kaydetti.

İhracat stratejilerinde

pazar ve ürün seçimi

önem kazanıyor

Değişen ticaret koşullarının ihracatçılar açısından yeni planlamaları zorunlu hale getirdiğini belirten Kadooğlu, her pazarda aynı ürün ve ticaret modeliyle başarılı olmanın mümkün olmayabileceğine işaret etti.

İthalatçı ülkelerin finansman imkanları, yerli üretim politikaları, tüketim alışkanlıkları ve rekabet koşullarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Kadooğlu, ihracat stratejilerinin bu unsurlar doğrultusunda geliştirilmesinin önem taşıdığını belirtti.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin farklı coğrafyalarda oluşturduğu pazar birikimi ve ticari deneyimin, değişen koşullara uyum sağlama açısından önemli bir avantaj sunduğunu kaydeden Kadooğlu, hangi pazarda hangi ürünle ve hangi ticaret modeliyle yer alınacağının önceden öngörülmesine yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.

Güneydoğu'nun ihracattaki

liderliğini koruması

hedefleniyor

Yılın ilk dokuz ayında 2,8 milyar dolarlık ihracata ulaşan Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Türkiye'nin hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatındaki önemli merkezlerinden biri olmayı sürdürdü. Bölgenin yüzde 30,9'luk payla elde ettiği konumda ayçiçek yağı ve makarna gibi ürünlerin performansı ile Orta Doğu ve Afrika pazarlarının önemi öne çıktı.

Bununla birlikte küresel ticaretteki dönüşüm, ihracatçıların yalnızca mevcut pazarlarını korumalarını değil, yeni koşullara uygun ürün ve ticaret modelleri geliştirmelerini de gerektiriyor.

GAİB Hububat Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, bölgenin güçlü pazar deneyiminden yararlanarak değişen ticaret şartlarını yakından takip etmeyi ve ihracat stratejilerini bu doğrultuda şekillendirmeyi amaçladıklarını belirtti. Bölgenin önümüzdeki dönemde de üretim kapasitesini ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü koruması açısından pazar çeşitliliği, doğru ürün seçimi ve değişen talep koşullarına uyum önemini koruyacak.

Kaynak: Haber Merkezi