Büro Emekçileri Sendikası’na bağlı BES-AR tarafından ekim ayı açlık ve yoksulluk araştırma sonuçları açıklandı. Araştırma, açlık ve yoksulluğun yükseldiğini bir kez daha ortaya koydu.
Birçok kamu emekçisi, kredi kartıyla yaşamını idame ettirir hale geldi
Büro Emekçileri Sendikası Gaziantep Şube Başkanı İsmet Karatay, ‘’Ekonomik krizin arttığı, enflasyonun yükseldiği bir dönemde maaşlardaki erimede devam ediyor. Birçok kamu emekçisi, kredi kartıyla yaşamını idame ettirir hale geldi. Gaziantep, pahalılık açısından yaşanması zor bir şehir haline geldi. Zorunlu görev süresi bitenler hemen tayinlerini istiyor’’ değerlendirmesini yaptı.
Açlık sınırı 50 bin liraya dayandı
Büro Emekçileri Sendikası’na bağlı BES-AR tarafından ekim ayı açlık ve yoksulluk araştırma sonuçlarını duyurdu. Asgari ücretin 28 bin 75 lira, emekli maaşının ise 23 bin lira olduğu ülkemizde açlık ve yoksulluk artmaya devam ediyor. Açlık sınırı 50 bin liraya dayanırken yoksulluk sınırı da 126 bin lirayı aştı.
Bekar bir çalışanın yaşam maliyeti de aylık 81 bin 783 TL oldu
Araştırmaya göre 4 kişilik bir ailenin sağlık beslenebilmesi için aylık gıda harcamasını içeren açlık sınırı 49 bin 809 TL, olurken, gıdanın yanı sıra kira, elektrik, ulaşım, sağlık gibi tüm giderleri kapsayan yoksulluk ise 125 bin 744 TL oldu. Bekar bir çalışanın yaşam maliyeti de aylık 81 bin 783 TL olarak kaydedildi.
Her tarafımız borç içerisinde
Kamu emekçisinin zor günler geçirmeye devam ettiğini kaydeden Karatay, ‘’Ekonomik kriz gün geçtikçe derinleşiyor. Derinleşen ekonomik krizden toplum tüm kesimleri gibi kamu emekçileri de etkileniyor. Yüksek enflasyon karşısında tutunamıyoruz, aldığımız maaşla ay sonunu getiremiyoruz, hatta aldığımız birkaç gün içerisinde bitiyor. Çünkü her tarafımız borç içerisinde’’ şeklinde konuştu.
Kamu emekçisi bu kentte kalmak istemiyor
Gaziantep’in her açıdan pahalı bir kent olduğunu kaydeden Karatay, ‘’Geçmiş yıllara baktığımızda bu şehir yaşanabilir, her açıdan ucuzdu. Gelinen süreçte üretim, sanayi ve iş olanakları fazla olması nedeniyle çevre illerden yoğun bir göç aldı. Bunun sonucu olarak ise yıllar içerisinde pahalı bir kent haline gelmeye başladı. Kiralar çok yüksek, maaşımızın yarısı kiraya gidiyor. Yeme-içme sektörü nü söylemeye bile gerek yok. Sebze ve meyve fiyatları el yakıyor. Kilo ile aldığımız ürünleri artık hane halkına göre alıyoruz. Markete girdiğimiz ürünlerin fiyatını görünce iç çekiyoruz. Dolayısıyla kamu emekçisi bu kentte kalmak istemiyor, göç etmek istiyor’’ dedi.
Omuzdaki vergi yükü azalırsa bir nebze rahat bir nefes alırız
İnsanca bir yaşam ve ücret için mücadele etmeyi sürdüreceklerinin sinyalini veren Büro Emekçileri Sendikası Gaziantep Şube İsmet Karatay, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Maaşlarımıza ek zam yapılması için bir kampanya başlatmıştık. Bu kampanyamızın ne kadar doğru ve yerinde olduğunu bir kez daha gördük. Maaşlarımıza ek zam yapılması talebimizden asla vazgeçmeyeceğiz. Bunun yanı sıra maaşlarımız erirken diğer taraftan yüksek vergiler belimizi büküyor. Yılbaşında aldığımız maaşı yılsonunda alamıyoruz. Yani yüzde 15 ile başlayan vergi dilimi yüzde 40’a kadar yükseliyor. Dolayısıyla omuzdaki vergi yükü de azalırsa bir nebze de olsa rahat bir nefes almış oluruz.’’




