Şiddetle mücadelenin yalnızca güvenlik güçleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Öztürkmen, eğitimden ekonomiye, yargı sisteminden medya içeriklerine kadar birçok alanda kapsamlı adımlar atılması gerektiğini söyledi.

“Ruhsatsız silahlar can

güvenliğini tehdit ediyor”

Türkiye’de son yıllarda toplumda endişe yaratan şiddet olaylarının arttığını ifade eden Öztürkmen, okullara yönelik saldırıların da bu tablonun önemli örneklerinden biri olduğunu kaydetti. Suçlara verilen cezaların yeterince caydırıcı olmadığını savunan Öztürkmen, sık sık gündeme gelen af uygulamalarının da suçla mücadeleyi olumsuz etkilediğini ileri sürdü.

Sosyal medya üzerinden pompalı tüfek gibi silahlara kolaylıkla ulaşılabildiğine işaret eden Öztürkmen, denetimsiz ve ruhsatsız silahların vatandaşların can güvenliğini tehdit ettiğini belirtti. Silahlanmanın önüne geçilmesi ve denetimlerin artırılması gerektiğini vurguladı.

“Şiddetle mücadele

eğitimle başlamalı”

Şiddetin önlenmesinde eğitimin önemli bir rol üstlendiğini belirten Öztürkmen, ailede başlayan eğitimin okulda devam etmesi gerektiğini dile getirdi. Okullardan başlayarak toplumun tüm kesimlerine ulaşacak şekilde şiddetle mücadele bilincinin oluşturulmasını isteyen Öztürkmen, cezaevlerindeki doluluğun çözümünün suçluları serbest bırakmak olmadığını, ceza infaz kurumlarının suçluları topluma yeniden kazandıracak şekilde işlev görmesi gerektiğini ifade etti.

Gençleri şiddete özendiren dizi ve diğer medya içeriklerine karşı Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun (RTÜK) daha etkin bir tutum sergilemesi gerektiğini de kaydeden Öztürkmen, devletin temel sorumluluğunun vatandaşların güvenliğini sağlamak olduğunu söyledi.

“Şiddetin arkasında ekonomik

ve sosyal sorunlar var”

Suçla mücadelenin yalnızca güvenlik tedbirleriyle yürütülemeyeceğini belirten Öztürkmen, ekonomik sorunların toplumsal yapıda bozulmaya yol açtığını savundu. Devletin vatandaşların sosyal ve psikolojik durumlarını da yakından takip etmesi ve gerekli destek mekanizmalarını oluşturması gerektiğini ifade etti.

Çetelerin ve mafya yapılanmalarının kentlerde etkisini artırdığına dikkat çeken Öztürkmen, özellikle yoksulluk ve gelecek kaygısı yaşayan çocukların suç örgütlerinin ağına düşme riskiyle karşı karşıya kaldığını belirtti.

Kadın ve çocuklara yönelik

suçlar için kanun teklifi

Açıklamasında kadın cinayetlerine karşı hazırladığı kanun teklifinin komisyonda beklediğini de hatırlatan Öztürkmen, teklif kapsamında kadınlara ve çocuklara yönelik öldürme, yaralama ve cinsel saldırı suçlarında iyi hâl ve haksız tahrik indirimi gibi hafifletici hükümlerin kaldırılmasını önerdiğini bildirdi.

Söz konusu suçları işleyenlere en ağır hapis cezalarının verilmesini isteyen Öztürkmen, bu suçlarda cezanın ertelenmesi, para cezasına çevrilmesi veya denetimli serbestlik uygulanmaması gerektiğini savundu. Kadınlara ve çocuklara karşı suç işlemiş olup denetimli serbestlikten yararlanan kişilerin de yeniden risk değerlendirmesine tabi tutulmasını önerdi.

“Şiddet tüm canlıları etkiliyor”

Şiddetin yalnızca kadınları ve çocukları değil, toplumun bütün kesimlerini etkilediğini vurgulayan Öztürkmen, sokak hayvanlarının ve doğadaki canlıların da şiddetin mağduru olduğunu ifade etti.

Öztürkmen, açıklamasını “CHP gelecek, bu şiddet iklimi değişecek” sözleriyle tamamladı.

Kaynak: Haber Merkezi