Asgari ücret komisyonu 2026 Yılı ocak ayından geçerli olacak olan artış oranını açıkladı %27 artışla asgari ücret 28.075,00TL.olarak açıklanmıştır.

Açıklanan oran maalesef, hiçbir kesimi mutlu etmemiştir, beklentilerini karşılamamıştır.

Asgari ücreti belirleyen komisyonda asgari ücret ile çalışan temsilci var mı? Bu para ile nasıl geçinildiğini yaşayan var mı?

Kendileri onlarca, yüzlerce koruma ve araçlarla, konforlu makamlarında oturarak bu kararı veriyorlar, ama halk, işçi nasıl geçiniliyor diye düşünüyorlar mı, kendilerini işçi yerine koyabiliyorlar mı? Maalesef vatandaşın halini kimse bilmiyor, kimse de umursamıyor.

Bu zam oran belirlenirken, hiç kimsenin güvenmediği, verilen rakamların hayali olduğu bilinen TÜİK verilerini dikkate alarak zam oranını belirleyenler maalesef KARAR VERİCİLER GERÇEKTEN UZAKLAR!

Sokaktaki enflasyonu bilmek, yaşamak gerekli.

Halkın enflasyonu ile TÜİK verilerinin çok farklı olduğunu herkes biliyor.

Bu oran tek taraflı alınan karardan başka bir şey değildir.

Disk-Ar’ın verilerine göre Açlık sınırı 30bin yoksulluk sınırı 80 bin TL civarı.

Halkın ekonomik sorunlarını oylayan milletvekilleri, komisyon üyeleri işçinin zam oranı belirlenirken, ülkenin ekonomisi, bütçesi dikkate alınarak yapıldı diyebiliyorken, Milletvekili ve bürokratların maaşları belirlenirken, ülkenin ekonomisi, bütçesi hiçe sayılmaktadır.

Kısaca bu karar vericiler halkın vekilleri değildir, zira halkı düşünmemektedir.

Halk ise ne zaman verilen maaşların devletin parası olduğunu bilmiyor.

Madem ki Türkiye ekonomisi kötü, o zaman devlet harcamalarını gözden geçirmelidir.

Devlet, Kamu harcamalarını yaparken maalesef hiçbir kesinti veya engel tanımıyor ve en büyük maliyet kamu harcamalarıdır. Bu harcamaların önü alınmadığı sürece, maalesef ülkede ekonomi sorunlar hep devam edecektir.

Ülke yöneticileri “İTİBARDAN TASARRUF OLMAZ” anlayışından vazgeçmediği sürece bu halk daha çok açlık sınırında yaşayacaktır.

Bu tablo karşısında 28.075 TL’lik net asgari ücret, bir ailenin bırakın yoksulluk sınırını, temel gıda harcamalarını dahi karşılayamadığını göstermektedir. Asgari ücret, artık geçim ücreti olmaktan çıkmış; açlık sınırının altında yaşamayı normalleştiren bir ücret düzeyine indirgenmiştir.

Aç bırak, şükretsinler anlayışı ile ancak bu kadar olabilir.

Şimdi Emeklilerde, İşçilerde ve diğer çalışanlarda aynı gazaba uğrayacaklardır.

Ve Yoksulluk Kalıcı olarak devam edecektir.