Son günlerde nereye baksak fon meselesiyle ilgili bir haber görüyoruz. Televizyonlarda ayrı konuşuluyor sosyal medyada ayrı konuşuluyor kahvede oturan da konuşuyor işyerinde çay içerken konu bir şekilde buraya geliyor.

Rakamlar var isimler var farklı farklı anlatılan şeyler var. Açıkçası dışarıdan takip eden biri olarak insanın işin tamamını anlaması da çok mümkün değil zaten böyle konular ilk çıktığı zaman herkes bir şey söylüyor. Bir haber geliyor arkasından başka bir haber geliyor. Sabah okuduğunuz bir şey akşam değişebiliyor. Birinin doğru dediğine başkası yanlış diyor. Hal böyle olunca bizim gibi dışarıdan takip eden insanların kesin konuşması bana çok doğru gelmiyor. İşin aslını bilenler konuşur gerekli yerler araştırır sonunda neyin ne olduğu ortaya çıkar.

Bizim buralarda gündem zaten hiçbir zaman bitmez. Gaziantep’te sabah dükkana gidersiniz daha çayı içmeden memleketin bütün meseleleri masaya yatırılır. Birisi fıstığın fiyatını konuşur diğeri kiraları anlatır öbürü işlerin eskisi gibi olmadığından bahseder. Bir bakmışsınız konu futbola gelmiş oradan siyasete geçmiş oradan da son günlerde konuşulan bu fon meselesine dayanmış. Herkesin bir fikri vardır ama işin ilginç tarafı çoğu zaman kimsenin elinde diğerinden daha fazla bilgi yoktur. Bizim şehir biraz da böyledir zaten. Esnafın yanına uğrarsınız piyasa konuşulur. Sanayiye gidersiniz usta başka bir şey anlatır. Köye gidersiniz bu defa yağmurdan fıstıktan mazottan gübreden konuşulur. Düğüne gidersiniz iki masa sonra yine memleket meselesine dönülür. Gaziantep’te gündemden kaçmak çok kolay değildir. Baklava yerken bile memleket kurtarılır desek herhalde çok yanlış olmaz.

Son zamanlarda rakamlar da artık insanın kafasını karıştırıyor. Milyon deniliyor milyonlar deniliyor insan bir yerden sonra rakamların büyüklüğünü bile anlamakta zorlanıyor. Biz günlük hayatımızda daha başka rakamlarla uğraşıyoruz. Esnaf ay sonunda kirasını düşünüyor işveren maaşları düşünüyor vatandaş kredi kartını düşünüyor köylü mazotu gübreyi düşünüyor. Ev yaptıran demirin çimentonun hesabını yapıyor düğün yapacak olan salonun altının hesabını yapıyor. Herkesin kendine göre bir hesabı var. Sosyal medyanın da ayrı bir dünyası var artık. Bir haber düşüyor beş dakika sonra herkes uzman oluyor. O nedenle bu fon meselesinde de çok fazla söylenecek bir şey olduğunu düşünmüyorum. Merak edip okuyoruz takip ediyoruz bazen şaşırıyoruz bazen de bu kadar şey nasıl oluyor diye kendi kendimize soruyoruz. Ama sonuçta dosyaları bilmiyoruz ayrıntıları bilmiyoruz kimin ne söylediğini neye dayanarak söylediğini bilmiyoruz. Dışarıdan gördüğümüz kadarıyla yorum yapmak da bir yere kadar.

İşin bir de ekonomik tarafı var. Bu fon olayında konuşulan para az bir para değil ve böyle büyük paraların ekonominin normal akışının dışında kalmasının mutlaka bir karşılığı oluyor. Bunu Gaziantep üzerinden düşünürsek daha iyi anlaşılır. Burası sanayisi ticareti ve ihracatı güçlü bir şehir ve piyasada dönen para doğrudan üretime istihdama ve esnafa yansıyor. Böyle bir paranın ne kadarının Gaziantep ekonomisiyle bağlantılı olduğunu net olarak bilmiyoruz onun için şu kadar zarar verdi demek doğru olmaz. Ama teknik olarak milyarlarca liranın üretimden yatırımdan ve normal ticaretten uzaklaşması paranın dolaşımını azaltır. Bunun küçük bir kısmının bile Gaziantep ölçeğinde yatırıma dönmesi demek yeni makineler yeni işletmeler daha fazla sipariş ve dolayısıyla daha fazla istihdam demek. O yüzden mesele sadece kaybolduğu veya el değiştirdiği söylenen para değil o paranın ekonominin içinde oluşturabileceği hareketin de kaybolmasıdır.