Hayat şartlarının zorlaşması, pahalılığın artması, ekonomik kriz, geçim kaygısı…

Tüm bunlar alt alta sıralandığından ortak bir sonuç ortaya çıkıyor; umutsuzluk, gelece dair endişe en önemlisi de gülmeyi unuttuk.

Bir an hayatım film şeridi gibi gözümün önünden geçip gitti. Bir zamanlar herkesin yüzünde bir gülümseme, gülümseme olmasa bile bir tebebbüs vardı, yani insanlar mutluydu…

Peki aynı şeyleri bugün için söyleyebiliriz?

Tabi ki HAYIR…

Bazen cadde de gezerken, dolmuşla bir yere giderken veya markette alışveriş yaparken, şöyle bir etrafıma baktığımda insanların gülmediğini fark ettim. EVET, insanlar gülmüyor…

Ya da gülmeyi unuttular…

Peki ne oldu da insanlar bu duruma geldi?

Şöyle bir söz vardır; ‘İnsanlar para kazandığı işi yapar’ diye… Gerçekten de öyle, çalıştığı işten para kazanan insan o işi yapmaya devam eder.

Bu durumu başka şekilde yorumlarsak, cebinde parası olan, ekonomik açıdan rahat olan insan mutlu olur, güler, tebessüm eder. Çünkü gelecek kaygısı yoktur, evin kirasını nasıl ödeyeceğim derdi yoktur, kredi kartını nasıl ödeyeceğim düşüncesine kapılmaz, elektrik, su, doğalgaz faturasını nasıl ödeyeceğini kara kara düşünmez.

Şimdi birileri gülmek için illaki paran mı olacak diye düşünebilir, bu konuda haklı da olabilirler, ama kazın ayağı öyle göründüğü gibi olmuyor maalesef…

İnsanlar gülmeyi hatırlar mı veya güler mi bilemem ama gidişat hiç de iyi değil…

Gidişatın iyi gitmediğinden çok eminin…