Görme engelli bireylerin bağımsız, güvenli ve eşit bir yaşam sürdürebilmelerinin önündeki engellere dikkat çeken Türkiye Körler Federasyonu ve Altı Nokta Körler Derneği Gaziantep Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Hülya Çetin, başta kamu kurumları ve yerel yönetimler olmak üzere tüm sorumluları görevlerini yerine getirmeye davet etti.
Sokakların güvenli ve erişilebilir olması gerektiğini belirten Çetin, ‘’İşgal edilen kaldırımlar, kaldırımlara park edilen araçlar, gelişigüzel bırakılan elektrikli scooterlar, hatalı uygulanan veya önüne engeller yerleştirilen hissedilebilir yüzeyler, güvenli geçiş imkânı sunmayan kavşaklar ve sesli uyarı sistemlerinin yetersizliği, görme engelli bireylerin bağımsız hareket etmelerini güçleştirmektedir’’ dedi.
Kaldırımların amacı yayaların güvenli ulaşımını mümkün kılmaktır
Çetin, ‘’Görme engelli bir bireyin evinden çıkarken güzergâhını güvenle kullanıp kullanamayacağını düşünmek zorunda kalması, kamusal alanların herkes için erişilebilir biçimde düzenlenmediğinin açık bir göstergesidir. Kaldırımların amacı araçlara park yeri sağlamak değil, yayaların güvenli ulaşımını mümkün kılmaktır. Hissedilebilir yüzeylerin amacı yalnızca zemine farklı dokulu taşlar döşemek değil, görme engelli bireylere güvenilir bir yön bulma ve hareket olanağı sunmaktır. Erişilebilirlik, göstermelik düzenlemelerle değil, doğru planlama, uygun uygulama, düzenli denetim ve etkili yaptırımlarla sağlanabilir’’ şeklinde konuştu.
Dijital erişilebilirlik görme engeliler açısından vazgeçilmez
Günümüzde eğitimden bankacılığa, alışverişten iletişime, kamu hizmetlerinden sosyal yaşama kadar pek çok işlemin dijital ortamlar üzerinden gerçekleştirildiğini bu nedenle dijital erişilebilirliğin, görme engelli bireylerin bağımsız yaşamı ve toplumsal yaşama eşit katılımı açısından vazgeçilmez olduğunu kaydeden Çetin, ‘’Ekran okuyucularla uyumlu çalışmayan mobil uygulamalar, erişilebilir olmayan internet siteleri, etiketlenmemiş düğmeler, okunamayan görseller, erişilemeyen doğrulama sistemleri ve kullanımı mümkün olmayan dijital formlar, görme engelli bireyleri günlük yaşamın önemli bir bölümünde başkalarının yardımına bağımlı bırakabilmektedir’’ değerlendirmesini yaptı.
Kimsenin geride bırakılmadığı bir yaşam istiyoruz
Çetin, ‘’Bir uygulamanın görsel açıdan kullanışlı olması, ekran okuyucularla da erişilebilir olduğu anlamına gelmez. Bir kamu hizmetinin internet üzerinden sunulması da o hizmetin herkes tarafından bağımsız kullanılabildiğini göstermez. Sokakta önümüze çıkan fiziksel engeller kadar dijital dünyada karşılaştığımız engeller de bağımsızlığımızı sınırlandırmaktadır. Üstelik dijital hizmetlerin yaygınlaştığı günümüzde, erişilebilirlik eksiklikleri bireylerin eğitim, çalışma, iletişim, alışveriş ve temel hizmetlere ulaşma olanaklarını doğrudan etkileyebilmektedir. Fiziksel dünyada olduğu gibi dijital dünyada da kimsenin geride bırakılmadığı bir yaşam istiyoruz’’ talebinde bulundu.





