“Irk” kelimesi günümüz Türkçesinde genellikle Batı dillerinden aktarılan “race” karşılığıyla, biyolojik ve etnik toplulukları tanımlamak için kullanılmaktadır. Ancak kelimenin tarihsel-etimolojik kökleri çok daha derin bir anlam taşır. Eski Türkçede ırk, “damar, kök, soy” demektir. Bu yönüyle kelime, sadece biyolojik bir aidiyeti değil, aynı zamanda bağ, dayanak ve köken kavramlarını içerir.
Kaşgarlı Mahmud’un Divânu Lugâti’t-Türk’ünde “ırk” kelimesi “nesep, soy sop” karşılığında kullanılır. “Arık” ise “saf, temiz soy” anlamı taşır. “Ark” ve “arka” da aynı kök ailesindendir ve “damar, yan, dayanak” manası verir. Hatta “arkeoloji” terimi de bu bağlamda anlam kazanmaktadır.
Arapça ʿirq (damar, kök) kelimesi ile paralellik vardır, ancak Türkçedeki kök anlam zenginliği ve türevleri bu kelimenin öz Türkçe bir tabana dayandığını göstermektedir.
“Başlangıç, köken, temel ilke” anlamındaki Yunanca arkhē kavramı ile Türkçedeki ark-ırk kökü arasında anlamdaşlık görülür. Bu benzerlik, insan zihninin köken arayışındaki evrensel metaforları yansıtır.
Türk toplumunda ırk kelimesi tarih boyunca etnik ayrımı değil, soy bağını ifade etmiştir. Örneğin “bey ırkından gelmek” ifadesi biyolojik değil, toplumsal aidiyeti, kökene dayalı kimliği belirtir.
Arka çıkmak deyimi, aynı kökten türemiş olup toplumsal birlik, dayanışma ve güven ilişkisini ifade eder. Böylece kelimenin sosyolojik boyutu sadece soy değil, toplumsal dayanışma ekseninde de anlam kazanır.
Modern dönemde dönüşüm: 19. yüzyılda Batı’dan alınan “race” kavramı, biyolojik determinizmle birleşerek Türkçedeki ırk kelimesine yeni bir anlam katmıştır.
Bu, sosyolojik bağlamda önemli bir kırılmadır. Eski Türkçedeki kapsayıcı “kök, bağ, dayanak” manası, modern dönemde daralarak etnik-biyolojik sınırlamaya indirgenmiştir.
Kelimenin özünün Türkçe olması, ırk kavramını Batı’daki ırkçılık tartışmalarından ayırmamıza imkân verir. Türkçedeki ırk kavramı toplumsal kökene, aidiyet bağlarına, dayanışma ve safiyet fikrine dayanır. Bu yaklaşım, biyolojik determinizmden çok kültürel ve sosyolojik bir zemine işaret eder.
“Irk” kelimesinin etimolojisi, Türkçede sadece biyolojik bir farklılığı değil, aynı zamanda toplumsal aidiyeti, kökü ve dayanışmayı ifade eder. Bu nedenle “ırk” kavramını kendi etimolojik ve kültürel köklerimize göre anlamak, modern sosyoloji ve antropoloji açısından yeniden düşünmeyi gerektirir.
Kelimenin öz Türkçe tabanlı anlamı, toplumların birleştirici köken fikrini yansıtırken, Batı dillerindeki “race” kavramının ayrıştırıcı biyolojik yönünden ayrılır.
Bu bağlamda kurucu önder Yüce Atatürk’ün “Ne mutlu Türküm diyene” mottosu asıl anlamını bulmaktadır.