2023 yılının 6 şubat tarihi Türkiye için tarihi bir dönüm noktası oldu.

Çünkü bu tarihte bugüne kadar eşine rastlanılmamış bir deprem meydana geldi.

Bu deprem için asrın depremi tabiri kullanıldı.

7,8 büyüklüğündeki depremin karasal şiddetinin 11-12’ye denk geldiği söyleniyor.

50 bin civarında insan hayatını kaybetti.

Binlerce bina yıkıldı.

Binlerce bina ağır yara aldı, ağır hasarlı oldu.

Şehirler yerle-yeksan oldu.

Pandemi döneminde insanlar evlerinden çıkamazken, deprem döneminde evlerine giremez oldular.

Asrın felaketi olarak değerlendirilen Kahramanmaraş depremlerinin üzerinden 3,5 yıl geçti.

Ama artçılar halen sürüyor.

En son Şanlıurfa’nın Kara Köprü ilçesinde ki 5,4 büyüklüğündeki deprem korku ve paniğe neden oldu.

Açıklamalara göre deprem yerin 7,5 metre altında meydana geldi.

Kimisi evinde uyurken kimisi ise işyerinde çalışırken yakalandı depreme.

Deprem hem çevre illerde hem de Gaziantep’te derinden hissedildi.

İnsanlar tam Kahramanmaraş depremlerini unuttu denilirken bir artçı yaşanıyor ve deprem korkusu yeniden ortaya çıkıyor.

Yani insanoğlu depremi unutmaya çalışsa da deprem kendisini unutturmuyor.

Deprem olduktan sonra işyerinde çalışanların ve evde olanların panik halinde sokağa çıktıklarını gördük.

Yani sokağa çıkılmayacak gibi değildi, o kadar ki şiddetli hissedildi.

Türkiye, zaten deprem kuşağında yer alan bir ülke.

Birçok ilimizde ya deprem kuşağında ya da çevresinde yer alıyor.

Gaziantep ise çevre illerde meydana gelen depremler etkileniyor.

Özellikle birinci derece fay hattı üzerinde bulunan İslahiye ve Nurdağı.

Artık deprem gerçeğini kabul etmeliyiz.

Artık depremle yaşamaya alışmalıyız.

Bu arada Ölü Deniz Fay Hattı üzerinde bulunan Yesemek Fay Hattı’nı unutmamak lazım.

Çünkü bu fay hattında yaşanacak bir depremden kentimizin de etkileneceği ifade ediliyor.

Dolayısıyla depreme dayanıklı kentler inşa etmek için ne bekliyoruz?