Bugün sabah şahit olduğum ve ne kadar duyarlı değil duyarsız vatandaşların olduğuna bir kez daha şahit olduğumu söylemek isterim.
Sabah işe gitmek için durakta beklerken ambulans sirenlerini açmış bir şekilde geliyordu.
Acil bir hasta olmalı ki sirenlerini açmıştı.
Tabii sabah saati olduğu için trafik hayli yoğun araçlar yavaş yavaş ilerliyor.
Bir taraftan ise dolmuşlar duraktan çıkıp sinyal vererek yola çıkmaya hazırlanıyor.
Ambulans sesini duyan duyarlı şoförler araçlarını hemen sağ tarafa yanaştırmaya başladı.
Araçlar ambulansa yol vermeye çalışırken bir taksinin araçları sollayıp ambulansın geçişini engelleyecek şekilde yolda ilerlemesini veya bir dolmuşun ambulans sesini duymasına rağmen yola çıkmasını hayretle izledim.
O an kendi kendime düşündüm hatta empati yaptım. Ambulansın içindeki ambulansın geçişini yavaşlatan taksicinin veya dolmuşçunun bir yakını olabilirdi.
Neden olaya bu açıdan bakmıyoruz, her şey illa ki başımıza geldikten sonra mı kendimizi eleştireceğiz.
Görmüş olduğum bu olay ne kadar duyarsız olduğumuzu bir kez daha bana gösterdi.
Biz ne ara bu kadar duyarsız bir toplum haline geldik.
Olaya sadece ambulans açısından bakmamak gerekiyor.
Hastası olan bir kişi aracın dörtlülerini yakmalarına rağmen yol verilmediğini gördük.
Belki o hasta aşama tutunmak için zamanla yarışıyordur.
Artık bir şeylerin değişmesi gerektiğini düşünüyorum.
Şapkayı önümüze koyup iğneyi kendimize batırmanın zamanı geldi de geçiyor.
Bu dünyada ne ekersen onu biçersin demiş atalarımız.
Bu sözü aklımızın bir nakşetlemeli ve unutmamalıyız.
Biraz empati bir duyarlı olmak bize bir şey kaybettirmez aksine çok şey kazandırır.