Sokakta, mahallede, kahvehanede hatta evde bile kime sorarsanız sorun herkesin var bir derdi.
Kimisinin derdi borçlarını ödemek, kimisin ev almak, kimisinin araba almak, kimisinin çocuğunu evlendirmek.
Bunun gibi örnekleri çoğaltabiliriz.
Bu dünyada derdi olmayan bir kişi bile yoktur sanırsam.
Birilerine misafirliğe giderseniz, normal bir şekilde başlayan sohbet bir bakmışsınız belli bir zamandan sonra dertlerin konuşulduğu bir ortama dönüşmüş.
Veya bir arkadaşla karşılaştığınız başlar size derdini anlatmaya.
Hatta evin içinde ki küçük çocuğunuzun bile bir derdi vardır.
Şimdi diyeceksiniz bu konu nereden aklına geldi.
Hani müzisyenler derler ya şarkı sözü yazmak için bir an da ilham gelmedi diye.
Benimkini de o şekilde düşünebilirsiniz.
Ne yazayım diye düşünürken, herkesin var bir derdi deyip klavyenin başına geçtim.
Derdi olmayan insan var mıdır?
Bana göre yok.
Önemli olan nedir diye soracak olursanız.
Dertleri azaltmak.
Yani oturun kendi kendinize ‘Benim ne derdim’ var diye düşünün.
Sonra onları alt alta bir kağıda sıralayın.
Kendinize birini seçin ve onu çözmek için ilk adımı atın.
Bir derdi çözdükten sonra mutlu olduğunu göreceksiniz ve diğer dertleri de çözüme kavuşturmak için çalışmaya başlayacaksınız.
Tabii en büyük derdinizi en sona bırakın.
Kolay olandan başlayın.
Yazınında başında dedik ya herkesin var bir derdi.
Bu dertleri ne kadar azaltırsanız o kadar mutlu olursunuz.
Hayattan o kadar zevk alırsınız.
Ancak şöyle bir durum var.
Yaşadığımız sürece dertlerimiz bitmez.
Biter diyen yanılır.
Biri biter, yenisi başlar.