Alım gücümüzün her geçen gün zayıfladığı, aldığımız malın ve gördüğümüz hizmetin kalitesinin giderek yüzeyselleştiği bir hayatın içinde yaşıyoruz. Bir tarafta geçim sıkıntısı, diğer tarafta kara para, yolsuzluk ve haksız kazanç tartışmaları… Şehirlerde ise düzensiz trafik, plansızlık ve günlük hayatı zorlaştıran sayısız sorun.

Bütün bunların içinde vatandaş, hayatını sürdürebilmek için sürekli bir şeylerle mücadele ediyor.

Sonra bir gün, tek yönlü bir yolun kenarına, otobüs durağına 14,5 metre mesafede park ettiğiniz gerekçesiyle trafik cezası geliyor.

Elbette trafik düzeni olmalı. Elbette kurallar uygulanmalı. Vatandaş da kurala uymalı.

Ama insan ister istemez soruyor:

İdare insanda ise, insan nerede? İdare yasada ise, yasa nerede?

Yasa varsa, onun ruhu nerede?

İdare yalnızca vatandaşa ceza kesmekten mi ibaret? Düzen dediğimiz şey, yalnızca vatandaşın uyması gereken kurallar bütünü mü?

Vatandaşın park ettiği yere metre hesabıyla gösterilen hassasiyet; şehirlerin trafik düzeninde, kamu hizmetlerinin kalitesinde, insanların geçim şartlarında, kamu kaynaklarının kullanımında ve haksız kazanç iddialarında da gösteriliyor mu?

Vatandaşın üzerine düşen sorumluluk varsa, idarenin de vatandaşa karşı sorumluluğu yok mu?

Biz kurala karşı değiliz.

Tam tersine, kuralın herkes için geçerli olduğu bir düzen istiyoruz.

Çünkü adalet, yalnızca kuralların varlığı değildir. Adalet, kuralın hayatın içinde herkese aynı ciddiyetle uygulanmasıdır.

Vatandaş kendisine uygulanan kuralın arkasında bir düzen, o düzenin arkasında da adalet görmek istiyor.

Bugün asıl yorgunluğumuz belki de bundan kaynaklanıyor.

Her gün bir başka yükle karşılaşıyoruz. Alım gücümüz azalıyor, hizmetin niteliği düşüyor, şehirler yaşanması zor hâle geliyor. Bir yandan da küçük bir vatandaşlık hatası karşısında bütün ağırlığıyla karşımıza çıkan bir idareyle karşılaşıyoruz.

İşte insanın içinde o zaman şu soru büyüyor:

İdare insanda ise insan nerede?


İdare yasada ise yasa nerede?


İdare devlette ise devlet nerede?

Ve belki bütün bu soruların sonunda en temel soru kalıyor:

Vatandaş nerede?

Vatandaş yalnızca vergi ödeyen, kurallara uyan, ceza yiyen, hizmet satın alan kişi değildir.

Vatandaş, devletin varlık sebebidir.

Devlet vatandaşın hayatını kolaylaştırmak, güvenliğini sağlamak, adaleti tesis etmek ve ortak hayatı düzenlemek için vardır.

Biz de tam olarak bunu istiyoruz.

Lüks istemiyoruz.

Ayrıcalık istemiyoruz.

Kuralsızlık istemiyoruz.

Sadece adil, düzenli ve insanca yaşanabilir bir hayat istiyoruz.

Kısacası:

Vatandaş olarak nefes almak istiyoruz.